Çaresizliğe İnandırılıyoruz

Fillerin nasıl ehlileştirildiğini bilirsiniz. Yavruyken bir kazığa bağlanırlar. O kazıktan hiçbir şekilde kurtulamazlar ve ilerde kazıktan kurtulacak güce sahip olduklarında bile kendilerini çekip kurtarmazlar. Çaresizlik onlara öğretilir. Bir filin toplumsal düşünceleri, sosyal çevre baskısı yoktur. Acaba halatı koparsam diğer fillere ayıp olur mu diye düşünmez. İpi koparırsam, Jimbo beni ayıplar mı ya da Kodo beni yanlış anlar mı diye düşünmez. Herhalde bir de bunu düşünseydi o zaman fillerin hali çok daha acı olurdu. O zaman bir halata bile gerek kalmazdı. Neyse ki onların beyni insanların beyni kadar karmaşık değil. İnsanlara da çaresiz oldukları başaramayacakları öğretilir. Zayıflayamayacağına inanan bir insanın asıl sorunu da işte budur. Ancak endişelenmeye gerek yoktur zira zayıflamak için pratik bir yol vardır ki o da Kırmızı Meksika Biber Tableti kullanmaktır. Zayıflamak bu nedenle kolaydır ama bir insanın kendini çaresiz düşünmesine neden olan diğer alışkanlıklarından kurtulması zayıflaması kadar kolay değildir. Her şeyin Biber Hapı kullanmak kadar kolay ve pratik bir yolu yok ne yazık ki…

Bugüne kadar neleri “tekrar” denemediğinizi düşündünüz mü hiç? Neleri ilk öğrendiğiniz haliyle ve onu ilk öğrendiğiniz yaşınızda bıraktınız? Hangi başarısızlıklarınızla yeniden yüzleşmediniz? Tıpkı ayağından bağlı filin kendi potansiyelinin farkında olamadğı gibi siz hangi potansiyellerinizin farkında değilsiniz?

Bize öğretilen başarısızlıklarımızı başarıya dönüştürmek için yeni denemelere girişmedik. Geçmişin şartları, koşulları, bilgisi ve deneyimi ile bugün arasında dağlar kadar fark olmasına karşın geçmişteki bir deneyimi bugünün deneyimi olarak kabul ettik. Kabul ettiğimiz çaresizliklerimizi hayatımızın değişmez birer parçası olarak kabul edip onlara meydan okumadık.

Etiketler: , , ,

Yorum yapın