‘Beslenme’ kategorisi için Arşiv

Biber Hapı Beslenme Hakkında Bilgilendirme

Cuma, 16 Temmuz 2010

İlginç bir geribesleme döngüsünde, belirli nörotransmitlerlerin, hormonların ve peplitlerin seviyelerindeki yükselme, stresin devam ettiği konusunda beyni uyarır ve böbreküstü bezleri daha fazla kortizol salarlar. Yaralanma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığınızda ya da mikroplar tarafından istilaya uğradığınızda bu durum çok yararlıdır; ancak otoyolda trafiğe sıkıştığımızda pek yararı yoktur. En sonunda, dolaşımdaki yüksek kortizol seviyeleri böbrek üstü bezlerindeki kortizol rezervlerini tüketirler ve adrenal tükenme ile uzun süreli hastalık gelişimine yol açan sürekli bir stres döngüsünü başlatırlar. Bu etkilerden korunmak için acı biber hapı kullanabilirsiniz.

Kortizol, yaşlanmayı hızlandırıcı hormon diye isimlendirilmiştir. Kortizolün ana işlevi yaralanmalara bağlı iltihaplanmayı azaltmasıdır ve aslında ilaç olarak kullanılan kortizon da bu amaçla kullanılır. Ancak yaşlandıkça kortizol seviyelerimiz yükselir. Yaşam tarzımız ne kadar stresliyse ve diyetimiz ne kadar fakirse, kortizol seviyemiz de o denli yüksektir. Yüksek kortizol seviyeleri, yaşlanmadaki 11 ana faktör ile doğrudan ilişkilidir

  1. Kollajen ve clustin proteinlerinin cilt, eklem, kemik ve kas dokusunda parçalanması
  2. Hafıza kaybı ve sinir sistemi hasarı
  3. Bağışıklık yanıtının azalması
  4. Eikosanoidler adı verilen proenflamatuar (iltihap oluşturan) sinyal verici faktörlerin artması
  5. Trigliseritler ve total kolesterol seviyelerinin yükselmesi ile iyiye karşı kötü kolesterol oranının düşük olması ile yansıyan yağ metabolizması hastalıkları
  6. Vücutta sıvı tutulması ve yüksek kan basıncı
  7. Hormon sinyal verme kapasitesinin azalması
  8. Artmış insülin seviyelerine bağlı olarak hipogliseminin artması ve şeker açlığı çekilmesi.
  9. Alerjilere, astıma ve arlrite bağlı iltihap artışı
  10. Cilt problemleri, kırışıklıklar, akne, sedef, seborc (ç.n: Derideki yağ bezlerinin çalışma bozukluğu sonucu meydana gelen bir deri hastalığı) ve alopesi (saç kaybı)
  11. Bilişsel fonksiyonların azalması

Biber Hapı Kullanım Safhaları

Salı, 13 Temmuz 2010

Diyelim ki üçüncü haftada daha önce tüketmekte olduğunuz salataya yarım kâse brokoli eklediniz. Böylece günde yaklaşık günde 20 gr.’a ulaştınız. Belki de o hafta verdiğiniz kilo miktarı iki kilodan bir buçuk kiloya düşecektir.

Aradaki fark su kaybı olabilir. Dördüncü hafta 5 gr. daha karbonhidrat eklersiniz ve bir kilo verirsiniz. Beşinci hafta 5 gr. daha eklemeniz karşılığında verdiğiniz kilo miktarı 750 gr.’a düşer ve bu süreç böyle devam eder.

Günde 35-40 gr. karbonhidrata çıkabildiğinizi ve hâlâ haftada yarım kilo verebildiğinizi görebilirsiniz. Bu sizi metabolik direnç açısından orta seviyeye koyar ve hâlâ ketozis/lipoliz durumunda olduğunuzu gösterir.

Eğer günde 50 veya 60 gr. karbonhidrata çıkabiliyor ve hâlâ biraz kilo verip ketozis durumu gösterebiliyorsanız, metabolik direnciniz oldukça düşük demektir.

Bu durumda Biber Kapsülü sayesinde sürekli zayıf kalmanız çok kolay olacaktır. Bir günde iki salata, iki çeşit sebze ve belki de bir mey­ve yiyip istikrarlı bir kiloda kalabilirsiniz. Eğer dikkatli olur ve kilo almadığınızı görürseniz, arada sırada patates ve pilav bile yiyebilirsiniz.

Dünyanın en lüks gıda takviyesi Lida uyguladığınıza göre bunun ne kadar keyifli olabileceğini tahmin ediyorum. Ama şu soruyu sormak istiyorum. Sorununuzun çok küçük bir bölümü metabolik olduğuna göre daha önce nasıl şişmanladınız? Bunun nedeni kendinize zarar veren yeme davranışı içinde olmanız ola­bilir.

Acı Biber Kapsülü ve Yapılabilecekler Listesi

Perşembe, 08 Temmuz 2010

İnsanoğlu yaşlanmayı uzun yıllar boyu çeşitli teorilerle aydınlatmaya çalıştı. 19. yüzyılda yaşamı, yaşam sıvısı denilen bir sıvının kontrol ettiği, bu sıvı tükendiğinde yaşamın sonlandığı düşünülüyordu. 20. yüzyıl başlarında bunun yerini enerji teorisi aldı.

Vücudumuzda belli bir miktar enerjinin varlığı ve bu tükendiğinde yaşamın sonlandığı sanılıyordu. 20. yüzyıl ortalarında ise kalbin yaşam boyu 1 milyar kere attığı ve bu sayıyı dolduran kişinin yaşamının bittiği teorisine inanıldı.

Günümüzde gelişen teknoloji, gen değişimi, baypas, organ nakilleri gibi yöntemler, en önemlisi beslenme konusundaki yenilikler ve Acı Biber kapsülü sayesinde insan yaşamının bu kadar basit teorilerle izah edilemeyeceği, hatta insanların fiziksel ve mental olarak sağlıklı bir yaşam sürebileceği ve herkesin yaşam kalitesini kontrol edebileceği ortaya çıktı.

Sigaradan uzak durun. Ya da, yılda 1000 adet yani, 50 paketten fazla içmeyin. Çünkü bu oran sağlığınızı birinci derecede tehdit edecek kırmızı alarm değildir. Alkol kullanımını minimuma indirin, her içişte 1 en fazla 2 kadehin üstüne çıkmayın

Egzersiz yapın, iyi çalıştırılan zinde bir vücut, esnekliğini ve zarafetini korur. Bulmaca çözmek, okumak, yazmak gibi aktivitelerle beyin sinapslarınızı koruyun. Yıllık sağlık kontrollerinizi yaptırın. Sosyal faaliyetlerinizi yaşınıza uygun olarak planlayın.

Kendi işinizi kendiniz yapmaya çalışın. Biber Hapı kullanıcıları, beslenmenize önem verin. Unutmayın ki, iyi bir beslenmeyle genetik hastalıklardan kurtulmak bile elinizde. Doğru beslenmenin genetik yapıyı olumlu yönde etkilediğini unut-mayın.

Günde 2 ila 3 litre arasında su tüketin. Gereken su miktarı-nı bir kerede değil gün içine yayarak tüketin. Yemek yemeye başlamadan önce mutlaka su içme alışkanlığı edinin.

hatalı diyetler

Biber Kapsülü ile Obezite Önleyici Öneriler

Salı, 22 Haziran 2010

İnsanların çoğu sağlık konusunda önleyici sağlık alışkanlıklarını benimsemek yerine ancak bir hastalık ya da sorun baş gösterdiğinde telaşla çözüm aramaya başlar. Bu arayış için bazen çok geç kalmış olabiliriz. Bazen ise Acı Biber Hapı ile özüm yolunu bulup en kısa zamanda kilo problemlerinize çare bulabilirsiniz.

Bir kadın ailesiyle ilgilenmekten, değil egzersize, kendine bile zaman ayıramadığını söylüyordu. Egzersizi kendinin dışında bir şey olarak gördüğü bu sözlerinden de belliydi. Oysa kendine zaman ayırdığında ailesiyle daha uzun süre kaliteli zaman paylaşacağını ve onlara sağlığına özen göstermek konusunda ilham olacağını göz ardı ediyordu. Kendisine iyi bakma konusunda ailesine borcu olduğunu düşünmüyordu.

Popüler magazin dergilerinde, gazetelerde, çok satan kitaplarda, ilanlarda okuduğunuz, haftada bir gün, günde beş dakika egzersizle; hiç egzersiz gerektirmeyen diyet yöntemleriyle; bilmem ne marka zayıflatıcı haplar ile çaylarla ya da karbonhidratı tamamen keserek rüya bedeninize kavuşacağınıza inanmayı seçiyorsanız, bu sizin seçiminiz. Sizin bedeniniz, sizin sağlığınız, sizin hayatınız… Alacağınız sonuçlar sizin rehberiniz olsun.

Yaş ilerledikçe, ağrılar arttıkça, doktor ziyaretleri sıklaştıkça, aynanın Önünde sarkan gevşemiş vücuda bakıp, başını kaşıyıp niye böyle oldu demek bir işe yaramayacaktır.

Sizinle aynı yaşta, günde aynı yirmi dört saate sahip olan, benzer koşullar içinde yaşayan, sağlıklı, kaslı, enerjik kalmayı başaran insanlara özeniyorsanız Acı Meksika Biber tableti kullanın ve poponuzu kımıldatın! Bedeninizin, egzersiz diye yalvarmalarına kulak verin.

Meksika Biberi ve Şeker Tüketimi

Perşembe, 17 Haziran 2010

Şekerler, vücuttaki pek çok hayati fonksiyonu gerçekleştirirler ve glikoz olarak ana enerji kaynağını sağlarlar. Sağlanan bu enerji dağılmaz ise item dışı kilo alımı başlar. Burada devreye Meksika Acı Biber  kapsülü devreye girer. Kompleks şekerler, zar reseptörlerinin açık yüzeyinde bulunur ve çevrelerinden geçmekte olan kimyasal maddeleri durdururlar. Glukozamin gibi diğer şekerler eklemleri korurlar.

Bu fonksiyonel şekerler oksidatif stresten zarar görerek osteoartrit (kemik ve eklem iltihabı) gibi sakatlayıcı olabilen hastalıklara yol açarlar. Ancak biz, glikoz ve glikozun serbest radikallerle oksitlendiği zaman olabilecekler üzerine odaklanacağız.

Oksitlenmiş glikoz kollajen, hemoglobin ve albümin gibi proteinlerin yüzeyini kaplayarak bu proteinlerin işlev görmesini engeller. Bilim insanları bu sürece glikasyon adını veriyorlar. Kollajen, vücudumuzda en çok bulunan ve glikasyondan da en çok etkilenen proteindir.

Cilt, kan ve lenf damarları, eklemler, tendonlar, ligamentler ve iç organlar kollajenden oluşmuştur. Yaşlanma ile ilgili hastalıkların çoğu glikasyon ile ilişkilidir. Bu hastalıklar:

Hafıza kaybı: beyin nöronlarının (beyin hücreleri) şekerle kaplanması,
Klinik depresyon: nörotransmitter fonksiyonunun bozulması,
Strese uyumun azalması: zarar görmüş kortizol reseptörleri,
Hormon dengesizlikleri: bağlanmamış ya da serbest kortizolun artması,
Cilt sarkması ve kırışıklıklar: kollajen glikasyonu,

Bozulmuş bağışıklık yanıtı: timüs bezinin, lenf dokusunun ve bağışıklık hücrelerinin zarar görmesi, alerjiler, leaky gut (sızıntılı bağırsak) sendromu ve irritabl (hassas) bağırsak sendromu: gastrointestinal fonksiyonun bozulması ve sindirim kapasitesinin azalması.