‘Delft Defterdarlığı’’ kategorisi için Arşiv

Anavatan Meyveleri ve Biber Hapı

Çarşamba, 22 Eylül 2010

Bugünün şartlarında ne bitkiler, ne böcekler, ne balıklar ne de diğer hayvanlar âleminde kaç türün mevcut olduğu bilinemiyor. Hatta daha geçtiğimiz yıl henüz dünyadaki tüm gelişme ve yaşamdan habersiz, ormanlar içinde bitki ve yaban hayvanları ile beslenen bir kabile keşfedildi. Demek ki uzaya giderek orada yaşam arayan insan, henüz yaşadığı gezegene ait bilgilerin çoğuna bile vâkıf değilmiş. Ne kadarının insan eliyle olduğu bilinmese de, yılda yaklaşık bin bitki türünün yok olduğu belirtiliyor. Mesela Türkiye, 1950’li yıllarda sahip olduğu bin dolayında üzüm çeşidinden sadece iki elin parmaklarını geçmeyecek kadarını koruyabilmiştir. 1502 Bursa Kanunnâmesi’nde Gökbaşlı, iğnesi, Vecih Hallû, Örenkuş, Zerdamori, Mürendi, Bey, Sultani, Şekeri, Türki, Sabuni, Yerbasmaz, Kara Moru, Bozdoğan gibi adlarla zikrolunan armut türlerinin kaçı hayatta ki? Tabii türlerimizin ezici çoğunluğu, sahiplenilmemesi nedeniyle yok olup gitmiş, kalanlar ise hibritleştirilip küresel güçlerin mülkiyetine terk edilmiştir.

İnsanlığın başına bu belâyı, Delft Defterdarlığı’ nda, Bilderberg toplantılarında görmeye alıştığımız yüzlerin sardığını biliyoruz. “Amerika! Bu büyük ahmaklık, gelişmiş vahşilik, modern bedevilik, etiketli kabalık, yasal yağmacılık, çirkin mutluluk, leş özgürlüğü, ahmak demokrasi, standartlaştırılmış ve klişeleşmiş bireycilik… Kısacası Kureyşli soyluları, Habeşli siyahlım ve şimdi özgürlük heykeli adını taşıyan kutsal Kâbesiyle Arap cahiliyesinin aynısı. Ukaz Panayırı yerine Wall Street Umeyyoğlulları, Abdümenafoğlulları yerine Morgan ailesi, Rockefeller ailesi ve Kennedy ailesi, ibrahim ve Ismail e duyulan meçhul övünç ve mevhum (aslı olmayıp hayal mahsulü olan) hatıranın yerini burada George Washington, Ahraham Lincoln alıyor. Burada, orada ve her yerde Yahudi taifeleri Kurayzaoğulları, Nadiroğulları ve Kaynukaoğulları parayı, kuyumculuğu, borsayı ve şarap ticaretini tekellerine almışlar.

Elbette milyonlarca kat büyümüşler. İki hörgüçlü deve, şimdi sekiz motorlu B52 Jumbojet bombardıman uçağı olmuş. Şeyhlerin Darun Nedve’si CIA örgütü olmuş. Her Ebu Leheb bir Dallas ve Kissenger, her Hammâlet’ül Hatab ve ciğer yiyen Hind, Bayan Roosevelt gibi bir cadıya dönüşmüş. Hamza’yı öldüren Vahşi ise bir Chombe veya General Lonol ve Van Tiou… Ali Şeriati, bu muhteşem benzetmesinden sonra, “Bütün bunlara rağmen, ilahi yetenek mucizesine inanıyorum ve ümitliyim” diyor. Biz de Şeriati ile aynı fikirdeyiz. İnanıyoruz ki, gözümüzün önünde olup biten, bildiğimiz ve bilmediğimiz, hissettiğimiz ve hissedemediğimiz ne kadar vahşice gaye ve eylem varsa, inancımız ve küçücük bir tepkimizle tesirsiz hâle gelecektir.

Kendi memleketimizde yetiştirilen son derece organik, son derece doğal olan bitkiler Amerikan ve Avrupa menşeili meyve ve sebze tüketme hevesi yüzünden kaybolup gitmektedir. Buna bir son vermek gerekmektedir. Ülkemizde acı meksika biberleri yetiştirilmekte olmasına rağmen asıl ve en etkili acı biberler meksikadan sağlanmaktadır Acı Biber Hapı ‘nın hammaddesi olan acı biberin Meksika’dan sağlanmasının tek nedeni budur.

Mikroskobik Düzenin Zayıflamadaki Önemi

Cuma, 20 Ağustos 2010

Uzun zamandır üzerinde çalıştığım uğraşım, şu anda tadına vardığım övgüleri kazanmak için değil, bende herkesten çok var olduğuna inandığım bilgiye olan merakımdan doğmuştur. Ne zaman dikkate değer bir şeye rastlasam, tüm bilginlere ışık tutabilsin diye bulduklarımı kağıt üzerine dökmenin sorumluluğunu hissederim üzerimde. Zayıflamada büyük önem arzeden mikroskobik düzenin direkt olarak yağ yakımı ve parçalanması ile ilgili olduğunu bilmenizi isteriz.

Leeuwenhoek’ ü bilir misiniz? Antonie van Leeuwenhoek, Hollanda’ nın Delft şehrinde 1632 yılında doğmuştur. Kumaş tüccarı, araştırmacı, şarap eksperidir ve Delft Defterdarlığı’ ndaki memurlara muhasebecilik yapmıştır. Yüksek eğitim almasa da gözlem ve betimlemeye ve kendi yapımı olan tek mercekli mikroskoplara olan tutkusuyla, yağmur suyu, gölet, tatlı sular, vücuttaki sıvılar ve dışkılardaki en küçük mikroskobik canlıları keşfetmiştir. Mikroorganizmalar ile insan hücrelerinin, hastalık ve sağlık için çekiştiği görünmez dünyayı aralamıştır. Obezite rahatsızlığının en büyük sorunu yağ birikmesidir. Bunun önüne en sıkı ve hızlı biçimde biber hapı kullanarak geçebilirsiniz.

17. yüzyılın ortalarında, Hollanda ticaret, müzik, sanat ve eğitim için yanıp tutuşuyordu. Her köyde bir okul vardı. Descartes bu ülkeyi tarif ederken, özgürlüğün tam anlamıyla hissedildiği, güvenliğin en üst, suçun ise en alt düzeyde olduğu, örf ve adetlerin en sade biçimiyle yaşandığı başka bir ülke bilmiyorum,” demiştir. 1648 yılında babasının ölümü üzerine Amsterdam’a bir kumaş tüccarının yanına staj için gönderilen on altı yaşındaki Antonie, kumaşları incelerken merceklere ilgi duymaya başladı.

1654 yılında Delft’e döner dönmez iki kumaş dükkanı açtı ve birkaç yıl sonra mercekleri inceltmeyi öğrendi. Leeuwenhoek‘ün “mikroskopları” kaliteli camdan yapılmış büyütme merceklerinden oluşuyordu. İncelenen örneği bir vidayla yukarı aşağı doğru, bir vidayla ise merceğe olan uzaklığı ayarlayarak odaklamayı sağlayan ve biı pirinç levha içine üst üste dizilmiş küçük merceklerden oluşan bir alet yapmıştı.

Özellikle tüm zamanlara hitap eden özdeyişleri ve yemindeki ifadeleriyle Hipokrat Yazıları, hekimliğe dair en doğru mesleki uygulamaların yer aldığı en önemli eserdir. Yemindeki en yanlış yorumlanan kısım olan tıbbın ilk ilkesi, “Öncelikle zarar verme” anlamına gelen primum non nocere, şüphesiz uygarlık tarihinde tedavi edenlerin yaşantısına ve mesleğine dair söylenmiş en önemli ifadedir.

“Hayat kısa, sanat uzun, imkanlar sınırlı, deneyim aldatıcı, karar vermek güçtür.” Tıpkı bir hekimin kendi hayatı hakkında söylediği bu söz gibi, bu eserdeki öğretiler, tıbbın sınırları dışında da hekimin kendi hayatında kullanabilecegi niteliktedir. Yemin, o tarihlerde yaygın olan yenidoğan çocukları öldürme ve kürtaj konusundaki tartışmalı yaklaşımına, hekimlik ile cerrahlığı birbirinden ayırmasına ve kadınları dışlamasına rağmen, tedavi edenin yüksek ahlaki amacını tarif etmeye devam eder.