‘Leeuwenhoek’ kategorisi için Arşiv

Bu Diyette Çok Su İçilmelidir

Pazartesi, 18 Temmuz 2011

Su, her zaman gündemde olan bir sorundur. Bu konuda sürekli konuşulur, ama önceki bildiklerinizi çürüten bir şeylerle de sık sık karşılaşırsınız. Oysa su sorunu diyet pazarlamasının basit bir kavramı, zayıflama adaylarını eğlendirmeye yönelik bir konu değildir. Kırmızı biber hapı ile zayıflarken de bolca su tüketmek gerekir. Doktorlar, basın ve su satıcılarının dikkat çektiği önemli bir konu olmasına rağmen, kitleler henüz su konusunda bilinçlenememiş ve özellikle diyet açısından önemi de tam olarak anlaşılmamıştır.

Basitleştirecek olursak, yağ rezervlerimizi eritebilmek için kalori yakmak önemli görünebilir; ancak bu yine de yeterli değildir. Kilo vermek, yağları yakmaktan çok, yok etmek anlamına gelir.

Bir ev kadını, bulaşık ya da çamaşırı yıkadıktan sonra çalkalamadan bırakmayı düşünebilir mi? Aynı şey zayıflama için de geçerlidir ve özellikle bu konuda her şeyi açıkça ortaya koymak gerekir. Yanında yeterli miktarda su tüketimi olmayan bir diyet, kötü bir diyettir. Hem yeterince etkili olmaz, hem de zararlı atıkların vücutta birikmesine neden olur. Ki Acı biber hapı ile zayıflarken vücutta toksik madde birikmesini istemeyiz.

Su temizler ve rejimin sonuçlarını iyileştirir

Ne kadar çok su içilirse, vücudun yaktığı besinlerin atıklarını o kadar kolay atacağı bilinen bir gerçektir. Su, doğal idrar söktürücülerin en iyisidir. Şaşırtıcı olan, çok az insanın yeterli miktarda su tüketiyor olmasıdır. Gün içindeki sayısız meşguliyetimiz arasında doğal susama hissimizi çok sık erteler, sonunda da göz ardı ederiz. Günler ve aylar geçtikçe bu his kaybolur ve vücut, dokuların susuz kaldığını bildirme görevini yerine getiremez. Mesaneleri erkeklerinkinden daha küçük ve daha duyarlı olan çok sayıda kadın, sık sık tuvalete taşınmamak için, çalışırken yerlerinden kalkmak zor geldiğinden ya da umumi tuvaletlere alerjileri olduğundan su içmekte tereddüt ederler.

Mikroskobik Düzenin Zayıflamadaki Önemi

Cuma, 20 Ağustos 2010

Uzun zamandır üzerinde çalıştığım uğraşım, şu anda tadına vardığım övgüleri kazanmak için değil, bende herkesten çok var olduğuna inandığım bilgiye olan merakımdan doğmuştur. Ne zaman dikkate değer bir şeye rastlasam, tüm bilginlere ışık tutabilsin diye bulduklarımı kağıt üzerine dökmenin sorumluluğunu hissederim üzerimde. Zayıflamada büyük önem arzeden mikroskobik düzenin direkt olarak yağ yakımı ve parçalanması ile ilgili olduğunu bilmenizi isteriz.

Leeuwenhoek’ ü bilir misiniz? Antonie van Leeuwenhoek, Hollanda’ nın Delft şehrinde 1632 yılında doğmuştur. Kumaş tüccarı, araştırmacı, şarap eksperidir ve Delft Defterdarlığı’ ndaki memurlara muhasebecilik yapmıştır. Yüksek eğitim almasa da gözlem ve betimlemeye ve kendi yapımı olan tek mercekli mikroskoplara olan tutkusuyla, yağmur suyu, gölet, tatlı sular, vücuttaki sıvılar ve dışkılardaki en küçük mikroskobik canlıları keşfetmiştir. Mikroorganizmalar ile insan hücrelerinin, hastalık ve sağlık için çekiştiği görünmez dünyayı aralamıştır. Obezite rahatsızlığının en büyük sorunu yağ birikmesidir. Bunun önüne en sıkı ve hızlı biçimde biber hapı kullanarak geçebilirsiniz.

17. yüzyılın ortalarında, Hollanda ticaret, müzik, sanat ve eğitim için yanıp tutuşuyordu. Her köyde bir okul vardı. Descartes bu ülkeyi tarif ederken, özgürlüğün tam anlamıyla hissedildiği, güvenliğin en üst, suçun ise en alt düzeyde olduğu, örf ve adetlerin en sade biçimiyle yaşandığı başka bir ülke bilmiyorum,” demiştir. 1648 yılında babasının ölümü üzerine Amsterdam’a bir kumaş tüccarının yanına staj için gönderilen on altı yaşındaki Antonie, kumaşları incelerken merceklere ilgi duymaya başladı.

1654 yılında Delft’e döner dönmez iki kumaş dükkanı açtı ve birkaç yıl sonra mercekleri inceltmeyi öğrendi. Leeuwenhoek‘ün “mikroskopları” kaliteli camdan yapılmış büyütme merceklerinden oluşuyordu. İncelenen örneği bir vidayla yukarı aşağı doğru, bir vidayla ise merceğe olan uzaklığı ayarlayarak odaklamayı sağlayan ve biı pirinç levha içine üst üste dizilmiş küçük merceklerden oluşan bir alet yapmıştı.

Özellikle tüm zamanlara hitap eden özdeyişleri ve yemindeki ifadeleriyle Hipokrat Yazıları, hekimliğe dair en doğru mesleki uygulamaların yer aldığı en önemli eserdir. Yemindeki en yanlış yorumlanan kısım olan tıbbın ilk ilkesi, “Öncelikle zarar verme” anlamına gelen primum non nocere, şüphesiz uygarlık tarihinde tedavi edenlerin yaşantısına ve mesleğine dair söylenmiş en önemli ifadedir.

“Hayat kısa, sanat uzun, imkanlar sınırlı, deneyim aldatıcı, karar vermek güçtür.” Tıpkı bir hekimin kendi hayatı hakkında söylediği bu söz gibi, bu eserdeki öğretiler, tıbbın sınırları dışında da hekimin kendi hayatında kullanabilecegi niteliktedir. Yemin, o tarihlerde yaygın olan yenidoğan çocukları öldürme ve kürtaj konusundaki tartışmalı yaklaşımına, hekimlik ile cerrahlığı birbirinden ayırmasına ve kadınları dışlamasına rağmen, tedavi edenin yüksek ahlaki amacını tarif etmeye devam eder.