Esmer Yiyecekler ve Meksika Biberi

Esmer yiyecekler, diyetimizde pek yeri olmayan önemli besin kaynaklarından bol miktarlarda içerirler ki bunlar diyetsel lif, çözülmeyen nişasta, iz mineraller, B vitaminleri, E vitamini (tokoferol, tokotrienol), fitoöstrojenler, fitoöstroller, lignanlar, antioksidanlar ve etkili anti-viral potansiyele sahip polisakkaritlerdir.

Bu yiyeceklerden bazıları fitoöstrojenler içerirler ve bunlar da kansere karşı güçlü ajanlar olup hormonları dengelemeye yardımcı olurlar. Acı Biber Hapı, kolesterolü düşürmeye yardımcı olurlar. Tam esmer yiyeceklerde bulunan çeşitli fitokimyasal maddeler, başlangıç aşamasındaki DNA hasarını engelleyen ve kanser sürecini baskılayan ajanlardır.

Tam yiyeceklerin sindirimi ve şeker emilimini yavaşlattığı da bilinir. Araştırmacılar teste katılan deneklere Kırmızı Biber kapsülü ile esmer yiyecekler sunulduğunda doygunluklarının arttığını, tüketilen abur cubur ve bir sonraki öğündeki yenen yiyecek miktarının azaldığını buldular.

Ayrıca, lif zengini yiyecekler insülin direncini ve proteinlerin glikasyonunu önler. Yiyecek içeriklerinin fiziksel ve botanik yapısını bozan herhangi bir süreç, kan şekerini ve insülin yanıtını artıracaktır. Kabukları soyularak fitobesin içeriklerini kaybeden işlenmiş karbonhidratlar kan şekerini çok hızlı bir biçimde artırırlar ve sonuç olarak daha sık aralıklarla daha fazla miktarda yemek yememize yol açarlar.

Esmer yiyecekler kompleks yapıda olup adeta yaşlanmayı ve yaşlanmaya bağlı hastalıkların (kardiyovasküler hastalıklar, şeker, kanser gibi) başlangıcını geciktiren fitokimyasal maddelerden oluşan bir ecza dolabı gibidirler.

Brigham’daki ve Boston’da bulunan Kadın Hastanesi’nde-ki epidemiyologlar 75.521 kadından elde edilen verileri analiz ettiklerinde tam tahıl ve tam tahıllı yiyecekleri en çok tüketen kişiler arasında felç görünme oranının önemli ölçüde azaldığını buldular.

Ayrıca işlenmiş karbonhidratları yemeye bağlı olarak kan şekerinde ortaya çıkan hızlı yükselmenin var olabilen diğer koroner hastalık risk faktörlerinden bağımsız olarak kardiyovasküler hastalık riskini yükselttiği sonucuna vardılar.

Etiketler: , , ,

Yorum yapın