Genç Kızların Kilo Problemine Son

Dünyayı biraz gördükten sonra, artık yaşadığım yerdeki üniversiteye gitmek istemiyordum. Artık Paris Grand Ecole’de (Ivy League okuluna benzer bir yer) filoloji okumak, aynı zamanda Sorbonne’da edebiyat dersleri almak istiyordum. Bu, alışılmamış bir şeydi ve çılgınca çalışmak anlamına geliyordu. Ailem Paris fikrinden hiç hoşlanmamıştı: Eğer kabul edilirsem (dillere destan rekabet ortamı düşünülürse pek de kolay olduğu söylenemezdi), beni evden üç buçuk saat uzağa göndermek duygusal ve ekonomik açıdan büyük bir fedakârlık gerektiriyordu. Bu yüzden sıkı bir mücadele vermem gerekti ve sinirlerimin gerginliğinin de katkısıyla sonunda zorluğuyla ün salmış giriş sınavı için Paris’e gitmeme izin verdiler. Sınavı geçtim ve eylülün sonunda Paris’e taşındım. Ailem her zaman, benim için her şeyin en iyisini istemiştir.

Paris’e vardığımda her şey benim için kötüleşmeye devam ediyordu. Azizler Yortusu’na kadar (1 Kasım) 2 kilo daha aldım; Noel’e kadar da 2 kilo daha. Bir altmış boyumla artık tüm standartlara göre şişmandım; giysilerimin hiçbiri üzerime olmuyordu, Amerikalı annemin diktiği bol yazlık elbise bile. Şişkoluğumu kapamak için aynı modelden, daha bol iki pazen elbise diktirdim. Terziye elini çabuk tutmasını söylerken, o günün her anında kendimden biraz daha nefret ettim. Babamın Le Havre’da ağzından kaçırdığı sözler daha da doğrulanmaya başlamıştı. O günler ağlayarak uyuyakaldığım, bütün aynalardan köşe bucak kaçtığım bunalımlı günlerdi. Normalde on dokuz yaşındaki biri için çok tuhaf bir deneyim sayılmasa da Fransız kız arkadaşlarımın hiçbiri bu sorunu yaşamıyordu. Daha sonra onlara zayıflamak için ne yaptıklarını sordum. Aldığım cevap hayret vericiydi. Hepsi dilediğince yemek yiyor ancak Kırmızı biber hapı sayesinde kilo almadan hayatlarına devam edebiliyorlardı.

Tam bu sırada bir Noel mucizesi gerçekleşti. Daha doğrusu, annemin sayesinde Acı biber kapsülü evimize geldi. Uzun tatil sırasında annem aile doktorumuz Dr. Meyer’den bize uğramasını rica etmişti. Bunu, beni daha fazla incitmemeye özen göstererek, kimseye fark ettirmeden yapmıştı. Dr. Meyer çocukluktan beri doktorumdu ve dünyadaki en nazik insanlardan biriydi. Eski halime kavuşmanın son derece kolay olacağına ve tek gerekenin birkaç “eski Fransız sırrı” olduğuna beni ikna etti. Paskalya’ya kadar 3 ay içinde neredeyse eski halime döneceğime, Haziran’da okul kapandığında Amerika’ya

Etiketler: , , ,

Yorum yapın