Gliserol ve Ergojenik Etki

Biber Hapı Yağların mide ve bağırsak çeperinden emilimleri esnasında lipaz ve oksijenin etkisi ile kendilerini oluşturan yağ asitlerine ve üç değerlikli bir alkol olan gliserol’e parçalandıklarını ifade etmiştik. GliseroPün kana karıştıktan sonra doğrudan karaciğere taşınarak bu organda glikojen’e dönüştürülüp depo edilmesi durumu bu maddenin ergojenik olabileceği ihtimalini gündeme getirmiştir. Zira karaciğerde glikojen’e dönüştürülmek suretiyle gliserol, ihtiyaç duyulduğu zaman glikojen formunda kana verilerek enerji sağlayabilecektir. Ancak yapılan araştırmalar teorikte söz konusu olan bu durumun uygulamada pek mümkün olmadığını, gliserol’le takviye edilmiş diyetlere tabi tutulan sporcularda dikkate değer bir performans artışının gözlenmediğini ortaya koymuştur. GliseroPün teorikte söz konusu bu etkisinin uygulamada neden gösteremediği sorusu ise aynı maddenin karaciğerde şekere dönüştürülmesi işleminin oldukça yavaş gerçekleştirilmesi ile açıklanmaktadır. Yani yağın parçalanmasını takiben gliserol’ün karaciğere gelerek burada glikojen’e dönüştürülmesi ve enerji ihtiyacı durumunda karaciğer tarafından kana bırakılması durumu son derece komplike reaksiyonları içermekte ve bu nedenle de fazla zaman almaktadır. Durum böyle olunca gliserol’ün ergojenik etkisi de çok geç ortaya çıkmakta, bir diğer ifade ile onun performans artırıcı etkisinden istenilen sürede yararlanılmamış olunmaktadır.

Etiketler: , ,

Yorum yapın