Meksika Biberi Hapı ve Kötü Beslenme

Kötü beslenmenin çözümünde proteine verilen önemle bağıntılı olarak, “annelik” eğitim merkezlerimizde, bu besin maddesini odak noktası hâline getirmeliydik ve dolayısıyla protein tüketiminin artmasına yardımcı olmalıydık. Bir protein kaynağı olarak balık, çoğunlukla sahil bölgeleriyle sınırlıydı. Tercihimiz protein kaynağı olarak fıstığı geliştirmekti çünkü bu ürün hemen her yerde yetiştirilebiliyordu.Fıstık Biber kapsülü diyetlerinde bolca tüketmenizi önerdiğimiz bir gıdadır. Fıstık, kaba yonca, soya fasulyesi, yonca, bezelye ve diğer fasulyeler gibi baklagillerdendir. Diğer azot “bağlayıcıları” gibi, fıstık proteince zengin bir besindir.Ancak bu lezzetli besinle ilgili hoş olmayan bir problem vardı. Çoğu kez fıstıklara mantardan üreyen bir toksin olan aflatoksin (AF) bulaştığına dair, önce İngiltere’den ve daha sonra MİT’ten (benim çalışmış olduğum laboratuvar), hatırı sayılır ölçüde kanıt ortaya çıkmaktaydı. Bu problem bizi alarma geçirdi çünkü AF’nin farelerde karaciğer kanserine yol açtığı gösteriliyordu.Bu durumda Biber hapı kullanmak doğru olurdu.Şimdiye kadar keşfedilen en güçlü kimyasal kanserojen madde olduğu söyleniyordu.Böylece birbiriyle yakından ilişkili iki projeyi birden ele almamız gerekiyordu: Çocukların kötü beslenmesini kısmen gidermek ve AF bulaşması problemini çözmek.Çocukların kötü beslenmeleri sonucunda oluşan obezite için Biber zayıflama hapı kullanmak yerine bir uzmandan destek almak daha doğru olur.

Filipinler’e gitmeden önce, Virginia Tech’deki meslektaşlarım Profesör Ken Ring ve Ryland Webb tarafından organize edilen birkaç deneysel annelik merkezini gözlemmek için Haiti’ye yolculuk etmiştim. Az gelişmiş bir ülkeye ilk seyahatimdi ve Haiti bu tanıma tam uyuyordu. Ülkenin zaten az olan kaynaklarını zengin yaşam tarzı için kullanıyordu. Haiti’de o zaman çocukların % 54’ü çoğunlukla kötü beslenme nedeniyle ikinci yaşlarını göremeden ölüyorlardı.Daha sonra Filipinler’e gittim ve daha fazlasıyla karşıgım her köydeki kötü beslenme derecesini göz önüne alarak annelik merkezlerinin nerelerde açılacağını belirledik. Çalışmalarımızı en fazla yardıma muhtaç köylere yoğunlaştırdık.Bu ön hazırlık çalışmasında, her köyde çocuklar tartıldı; ikinci ve üçüncü derece kötü beslenme olarak ayrılmış Batı referans standardına göre, yaşlarına göre ağırlıkları sınıflandı. En kötüsü olan üçüncü derece kötü beslenme, yüzdelik dilimin altındaki çocukları temsil ediyordu. 100’de yüzlük dilimdeki bir çocuğun ABD için yalnızca ortalamayı temsil ettiğini aklınızda tutun. Yüzde 65’in altı ise açlıktan ölmeye yakın olunduğunu gösteriyor.

Etiketler: , , ,

Yorum yapın