‘Acı Biber Kapsülü’ olarak etiketlenmiş yazılar

Genç Kızların Kilo Problemine Son

Perşembe, 23 Eylül 2010

Dünyayı biraz gördükten sonra, artık yaşadığım yerdeki üniversiteye gitmek istemiyordum. Artık Paris Grand Ecole’de (Ivy League okuluna benzer bir yer) filoloji okumak, aynı zamanda Sorbonne’da edebiyat dersleri almak istiyordum. Bu, alışılmamış bir şeydi ve çılgınca çalışmak anlamına geliyordu. Ailem Paris fikrinden hiç hoşlanmamıştı: Eğer kabul edilirsem (dillere destan rekabet ortamı düşünülürse pek de kolay olduğu söylenemezdi), beni evden üç buçuk saat uzağa göndermek duygusal ve ekonomik açıdan büyük bir fedakârlık gerektiriyordu. Bu yüzden sıkı bir mücadele vermem gerekti ve sinirlerimin gerginliğinin de katkısıyla sonunda zorluğuyla ün salmış giriş sınavı için Paris’e gitmeme izin verdiler. Sınavı geçtim ve eylülün sonunda Paris’e taşındım. Ailem her zaman, benim için her şeyin en iyisini istemiştir.

Paris’e vardığımda her şey benim için kötüleşmeye devam ediyordu. Azizler Yortusu’na kadar (1 Kasım) 2 kilo daha aldım; Noel’e kadar da 2 kilo daha. Bir altmış boyumla artık tüm standartlara göre şişmandım; giysilerimin hiçbiri üzerime olmuyordu, Amerikalı annemin diktiği bol yazlık elbise bile. Şişkoluğumu kapamak için aynı modelden, daha bol iki pazen elbise diktirdim. Terziye elini çabuk tutmasını söylerken, o günün her anında kendimden biraz daha nefret ettim. Babamın Le Havre’da ağzından kaçırdığı sözler daha da doğrulanmaya başlamıştı. O günler ağlayarak uyuyakaldığım, bütün aynalardan köşe bucak kaçtığım bunalımlı günlerdi. Normalde on dokuz yaşındaki biri için çok tuhaf bir deneyim sayılmasa da Fransız kız arkadaşlarımın hiçbiri bu sorunu yaşamıyordu. Daha sonra onlara zayıflamak için ne yaptıklarını sordum. Aldığım cevap hayret vericiydi. Hepsi dilediğince yemek yiyor ancak Kırmızı biber hapı sayesinde kilo almadan hayatlarına devam edebiliyorlardı.

Tam bu sırada bir Noel mucizesi gerçekleşti. Daha doğrusu, annemin sayesinde Acı biber kapsülü evimize geldi. Uzun tatil sırasında annem aile doktorumuz Dr. Meyer’den bize uğramasını rica etmişti. Bunu, beni daha fazla incitmemeye özen göstererek, kimseye fark ettirmeden yapmıştı. Dr. Meyer çocukluktan beri doktorumdu ve dünyadaki en nazik insanlardan biriydi. Eski halime kavuşmanın son derece kolay olacağına ve tek gerekenin birkaç “eski Fransız sırrı” olduğuna beni ikna etti. Paskalya’ya kadar 3 ay içinde neredeyse eski halime döneceğime, Haziran’da okul kapandığında Amerika’ya

Acı Biber Kapsülü Kullanıcılarından Özel Tavsiyeler

Cumartesi, 04 Eylül 2010

Biber tableti günümüz dünyasında neredeyse hepimizin hayatına doğrudan ya da dolaylı olarak giren alkolün anlamı ve kullanımı giderek artmakladır. Herkes için farklı anlam ve önemi olsa da bazılarımız için ara sıra içilen bir iki kadeh içki olarak kalmakta, bazılarımız içinse vazgeçilmez bir ihtiyaç haline gelebilmektedir. Tabii ki hayatı boyunca hiç içmeyenlerin de sayısı azımsanmayacak orandadır. Ancak alkol, onların da hayatını ya yakınlarından ya da çevrelerinde yaşananlardan dolayı etkilemektedir.

Kırmızı biber hapı aile yemeklerinde içilmesi, sosyal toplantıların ve eğlencenin vazgeçilmez parçası haline gelmesi ve giderek daha erken yaşlarda kullanılmaya başlanması ile alkole bağlı kullanım bozuklukları ve de bunlara bağlı oluşan sağlık ve sosyal problemler her geçen gün daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır.

Meksika biber kapsülü hayatlarının herhangi bir döneminde alkol bağımlılığının gelişme riski erkekler için yaklaşık yüzde 10 ila 15, kadınlar için ise yüzde 3 ila 5 arasındadır. Alkol kötüye kullanımın görülme oranı ise erkeklerde yüzde 20, kadınlarda ise yüzde 10′a kadar çıkabilmektedir. Toplumumuzda yaşayan erkeklerin yüzde 90′ı, kadınların yüzde 50′si yaşamlarının bir döneminde alkol kullanmıştır. Çoğu insan ilk defa, ergenlik döneminde alkol almaktadır. Özellikle akşam saatlerinde erkeklerin yüzde 20′si kadınların ise yüzde 2′si alkol almaktadır. Alkol kullanım bozuklukları nedeniyle tedaviye başvuran kadınlarla erkeklerin arasındaki oran bundan 10 yıl önce 1/10 iken günümüzde 1/5′e gelmiştir.

Acı Biber ile Mucizevi Zayıflama

Çarşamba, 01 Eylül 2010

Biber tableti ve Meyveler: Çok soğuk yenmemek koşuluyla, her türlü sulu, ekşi, tatlı, olmuş meyveler (portakal, üzüm, mandalin, limon, sulu şeftali, kayısı, kavun, karpuz, ananas, muz, vişne, hindistancevizi, hurma). Kurutulmuş meyvelerse tercihen suda ıslatılmış olmalı veya komposto olarak pişirilmeli. Et: Ayurveda’da et tüketimi pek fazla önerilmemekle birlikte, kişi eğer et tüketiyorsa, tavuk, hindi ve deniz ürünlerini tercih etmelidir.

Acı biber hapı azaltılması önerilen gıdalar: Hafif ve kuru gıdalar; soğuk yiyecekler ve içecekler; acı, buruk ve kekremsi tatlardaki besinler. Sulu, sıcak, doyurucu, yağlı, tatlı, ekşi ve tuzlu gıdalar. Tahıllar: Buğday türevleri, buğdaydan elde edilen her şey (un, makarna, irmik, ekmek). Pirinç, az miktarda yulaf gevreği. Bakliyat ve fasulyeler: Kırmızı mercimek, kuru fasulye, maş fasulyesi, sarı maş fasulyesi. Sebzeler: Kabak, balkabağı, enginar, kuşkonmaz, olmuş patlıcan, havuç, pancar, tatlı patates, domates, salatalık, tatlı turp, yeşil biber, kuşkonmaz, kereviz, olmuş papaya, taze fasulye, iç bakla. Süt ürünleri: Bütün süt ürünleri ve süt türevleri (yoğurt, ayran, cacık, sablep, peynir). Ancak genelde peynirler yumuşak ve taze olmalı.

Kırmızı biber tableti ve Tatlandırıcılar: Bütün şekerkamışı ürünleri, bildiğimiz şeker ve az miktarda bal. Yağ: Bütün yağlar. Tahıllar: Arpa, mısır, çavdar, kara buğday, ham yulaf, darı. Bakliyat ve fasulyeler: Kuru fasulye dışında kalanlar. Sebzeler: Filizler, ham patlıcan, turp, brokoli, karnabahar, ham kereviz, brüksellahanası, lahana, tüm yeşil lifli yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı), mantarlar, acı biberler, özellikle çiğ ve ham sebzeler.

Biber Hapı ile Doğal Zayıflama Yöntemleri

Cumartesi, 28 Ağustos 2010

Acı biber kapsülü bu kişilerde bağımlılık gelişince hem davranışları bozulup sorumluluklarını yerine getiremedikleri hem de ruh sağlıklarının bozulduğu böylece zihinsel yeteneklerini kullanamadıkları görülmektedir. Bu nedenle toplum tarafından hemen kötü insan, çılgın ya da aptal diye damgalanmaktadırlar. Halbuki bütün bunların nedeni muzdarip oldukları bağımlılık hastalığıdır ve kimse hasta olduğu için suçlanamaz. Yani bağımlıları suçlamak yerine onları bir an önce tedaviye yönlendirmeye çalışmak gerekir.

Biber tableti kullananlar bu da muhtemelen aşırı alkol veya madde kullanımları nedeniyle bağımlıları suçlama isteğine dayanan eski bir inanıştır. Bu yanlış düşünce, alkolizm ve madde bağımlılığıyla ilgili çoğu tedavinin sadece öz denetimi geliştirmekle ilgili davranış terapisi olduğu zannedildiğinde iyice güçlenmektedir. Geçmişte yeterli bilgiye sahip olmayan bağımlılık uzmanları da sadece davranış tedavisi yaklaşımları ile tedaviyi yapmaya çalışıyorlardı. Ancak günümüzde hiç kimsenin bilinçli olarak kontrol edemeyeceği beyindeki mezolimbik dopamin sisteminin bağımlılıktan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Bundan sonra bu konuda çalışan bilim insanları geliştirdikleri yeni tedavi ilaçları ile bu sistemin kontrolünü sağlamaya çalışmaktadırlar. Yani bağımlılığın tedavisi kişinin iradesi ile değil yeni tıbbi gelişmelerle sağlanacaktır.

Biber hapı “Bağımlılar, uyuşturucu kullandıkları için tedavi edilmek yerine cezalandırılmalıdırlar.” Bağımlılar, madde kullanımları konusundaki kontrollerini imkansız kılan nörokimyasal olarak biçimlenen bir beyin hastalığına sahiptir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre hasta olan her insan tedavi görme hakkına sahiptir. Yani hasta olan bir insanı cezalandırmak hem hakka hem hukuka sığmaz. “Bir şeye bağımlı olan her şeye bağımlıdır.”

Zayıflamada Püf Noktalar ve Biber Kapsülü

Çarşamba, 25 Ağustos 2010

Biber kapsülü ve Pavlov, Beaumont’a olan minnettarlığını göstererek, oldukça normal koşullarda çeşitli organ fonksiyonlarını sürekli gözlemlemeye olanak sağlayan çalışmaları ve köpeklerde yarattığı mide fîstülleriyle sindirim fizyolojisi alanında çalışmaya devam etmiştir. Böylelikle, tıpkı Beaumont’un St. Martin üstünde yaptığı sayısız deney gibi o da canlı hayvanlar üstünde salivasyon (salya ve tükrük salgılanması), pankreasın işlevi, açlık ve doygunluk hissi gibi çalışmalar yapmıştır. Pavlov ve köpekleri, Beaumont ve onun alıngan avcısının aksine, özellikle “koşullanmış refleks” buluşu ve bu buluşun fizyoloji alanına kazandırdıkları sayesinde herkesçe tanınır hale gelmiştir. Bu gelişmenin ardından, çalışmalarım insan aklının mekanizmaları üzerine genişleterek “davranışçılık kuramını”14 ortaya atmıştır.

Acı biber hapı organ işlevlerine getirdiği yeni açıklamalarından dolayı Pavlov her türlü övgüyü hak ediyor. Organ hareketlerinin vücutta nasıl koordine olduğu sorusuna, tüm kariyeri boyunca cevap aramıştır. 1883′te henüz daha öğrenciyken, Merkezden Çevreye Doğru Hareket Gösteren Kalp Sinirleri adlı doktora tezini sundu. Bu çalışmasında, “sinir sistemi” fikrini ortaya atarak, kan basıncı ve kan dolaşımını sağlayan refleks hareket sisteminin arkasında belirli bir şablonun olduğunu öne sürmüştür.

Biber hapı kullananlar ardından, oldukça net bir tanımlamayla, sindirim dahil bedensel tüm fonksiyonların sinir sisteminin denetiminde olduğu ve vücudun tüm organlarının bu sinirler sayesinde koordine olduğunu öne sürmüştür. Ortaya çıkardıkları, sadece organ koordinasyonu ve organların sinirler tarafından denetimi konularıyla sınırlı kalsaydı, bu yine çok büyük bir başarı olurdu. Fakat o bunlarla yetinmeyip, bir sonraki aşamaya atlayarak bulduklarını değerlendirip yeni yöntemler geliştirmiştir.