‘Hipotalamus’ olarak etiketlenmiş yazılar

Acı Biber ile Vücudunuzu Dengeleyin

Cumartesi, 17 Temmuz 2010

Biber hapı zayıflamaya etki eder. Bilim insanları bu iletime sinyal iletimi adını verirler; etkileri tüm hücrede ifade edilir. Hormonların hücresel yanıtları genlerdeki reseptörleri ve DNA‘ya bağlanan özel biyomolekülierin alımını içerir; bu da genetik ifadenin değişmesiyle sonuçlanır.

Duygusal, nörolojik ve fiziksel iletimin merkezi olan hipotalamus hemen hipofiz bezinin üzerinde oturmaktadır. Hipofiz ise hemen gözlerimizin arkasında ve beynin merkezi kısmında yer alır. Hipotalamus adeta bir reosta (direnç aygıtı) gibi çalışır, dolaşımdaki hormonların seviyelerini kaydeder, izler ve hormon ortamını düzenleyen uyarılar başlatır. Hipotalamus, hipofiz bezini uyararak, özelleşmiş bir hormon salgılayacak olan hedef organa gitmesi için aktif bir hormon salınmasını sağlar.

Tüm steroid hormonların ana molekülü kolesteroldür ve temel steroid molekülü içerir. Her bir hormon en sonunda hipotalamusa geri döner. Daha sonra hipotalamus her hormonun dolaşımdaki seviyesini azaltmak ya da çoğaltmak için harekete geçer. Bu sistem feedback kontrolü diye bilinir. Hormon dengelemesi ve homeostazı korumada Meksika biber hapı etkili bir sistemdir.

Anli-Aging Çözümde önerilen doğal hormonların kullanımını düzenlemek için feedback kontrolü gerekir. Bu kontrol, vücudun doğal hormonları çeşitli formlara dönüştürerek, dengeleme amacıyla kullanmasını sağlar. Hormonlar endokrin sistemin bir parçasıdır.

Gördüğümüz gibi, hormonlar bağışıklık, sinir, gastrointestinal, iskelet, endokrin sistemi ve biber kapsülü gibi çeşitli vücut sistemlerinin arasındaki iletişimi düzenleyen mesajcılardır. Endokrin sistemin kendisi hormonlardan, hormon salgılayan bezlerden ve zar reseptörlerinden oluşan bir ağdır. Zayıflamak isterken biber hapı kullanan bir kişi için çok elzem bir durum oluştururlar. Endokrin bezler hormonlarını doğrudan kana salgılarlar. Her hormon, hedef organların hücre yüzeyindeki özel resöptörlerini arayarak tüm vücutta dolaşabilir.

Duygularımız ve Yemek Yeme

Cuma, 19 Mart 2010

Duygularımız en azından obezlik konusunun bir parçası olarak görülürken, aynı zamanda birçok kişinin aşırı yemesinin de tek nedeni olabilirler. Hipotalamusunuz (beyindeki doyum merkezi) aynı zamanda beyninizde zihin ve vücudun gerçek anlamda birleştiği noktadır. Hipotalamusun can dostu olan hipofiz bezi, vücudun geri kalanıyla konuşan kimyasallar gönderir. Biber Hapı meksika’ nın bütün kilo verme oyununun kazanıldığı veya kaybedildiği yer aslında burasıdır; fizyolojik ve psikolojik yeme ihtiyacı arasındaki bu bağlantı noktası.

Bildiğiniz gibi, duygusal yemenin buzdolabına koşmakla bir ilgisi yoktur. Daha ziyade, kontrol dışı, torbadaki son kurabiyeyi sadece görünüşü ve tadı güzel olduğu için yediğimiz yerdir ve genellikle yiyecek hafızamızdan kaynaklanır. Genellikle canımız nişastalı, şekerli, tuzlu veya yağ yüklü bir şey yemek ister.  Meksika Biber Hapı ile bunun önüne geçebiliriz. İçeriğindeki Gurana bitkisinin özleri açlık hissini bastırarak sindirim kolaylaştırmakta ve hızlı şekilde kilo vermemize yarıdmcı olmaktadır. Duygularımızı öncelikle etkileyen beş beyin kimyasalıdır ve sadece belli zamanlarda neden yediğimizin cevabını vermekle kalmazlar, aynı zamanda mevcut ve gelecekte geliştirilecek olan kilo verme ilaçlarımızın da kilit içerikleridir.

Bu kimyasallar arasında gerçekleşen karmaşık etkileşimleri kasıtlı olarak konu dışı bıraktığımızı bilin. Bu etkileşimlerin karışıklığı – dünyada bu konuyu tam olarak anlayan insanların sayısı bir elin parmağını geçmez. Gerçektir ama yeme konusundaki duygu bilimini anlamanız için şart değildir. Yemenize yol açan bazı duyguları ve stresleri incelerken, açlığımızı ve ruh halimizi etkileyen beyin kimyasallarının yeme konusunda “neden” tetikleyicileri olduğunu unutmayın.