‘Karbonhidratlar’ olarak etiketlenmiş yazılar

Gizli Şeker ve Biber Hapı Diyeti

Cuma, 30 Temmuz 2010

Çoğumuzda nasıl gizli şeker ve sonra da diyabet geliştiğini anlamak için normal metabolizma hakkında bazı şeyler öğrenmemiz gerek. Metabolizma vücutta enerjiyi ya yağ olarak depolayan ya da olağan büyüme, gelişme ve fiziksel aktiviteye yakıt yapan süreçleri temsil eder. Karbonhidratlar (kompleks nişastalar ve basit şekerler), yağlar ve proteinler bize enerji sağlayan, metabolizma ve gelişme için yapı taşlarını sunan diyetimizdeki üç besin grubudur.

Karbonhidratlar ve kırmızı biber hapı, hareket sağlayıcı kaslarımızla vücut makinemizi çalışır durumda tutmak için ve beyin, karaciğer, kalp, akciğerler ve böbrekler gibi yaşamsal organlarımızın işleyişi için gerekli enerjinin çoğunu sağlar.

Karbonhidratlar bağırsaklarda şeker halinde parçalanarak, dolaşıma emilir. Şeker ya da glikoz kan yoluyla hücre duvarı üzerinden aşarak, hücreye girer ve orada daha da parçalanarak, daha büyük bir enerji kaynağı yaratır. Ya da buna alternatif olarak, karaciğerde ya da kaslarda glikojen olarak depolanabilir; biber kapsülü, enerji ihtiyacı doğduğunda enerji yedeği İşlevi gören kompleks bir karbonhidrattır. Besin yağının parçalanmasıyla ortaya çıkan yağ asitleri bir başka enerji kaynağıdır. Bunlar da glikoz gibi hücrelere anında enerji sağlayabilir ya da daha sonra enerji kaynağı olarak devreye girmek üzere depolanabilir.

Şekerin hücreye girmesi için hücre duvarlarına meksika biberi  taşıyıcılar vasıtasıyla ulaştırılması gerekir. İnsülin ilk burada devreye girer.

Yağlar-Karbonhidratlar ve Meksika Biberi

Salı, 20 Nisan 2010

Bu dünyada “yağlar şişmanlatır” diyene de,”yağlar şişmanlatmak diyene de ekmek var. “Karbonhidratlar şişmanlatır” diyen de, “karbonhidratlar zayıflatır” buyuran da gerçeklerin tekeline sahip ve tabii ki “bilimsel’ olduğu savında… Bugün günde 3 öğünün zayıflamasına yardımcı olacağına inananların, ertesi gün 4, bir başka günde 6 öğünden medet umabilmeleri… Ve aynı çatı altında yaşayan insanların yine birbirine taban tabana zıt “bilimsel kuralların” doğruluğuna inanmış olabilmeleri.

Meksika biberi ile bu tür inanışlara yeni bir bakış açısı getirebiliriz. Yapılan araştırmalarda diyetin yerine Acı Meksika Biberi  hapı kullananlar daha kolay ve hızlı şekilde kilo verdiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca Acı Biber hapı kullandıktan sonra verilen kiloların geri alınmadığı ortya çıkmıştır.

Örneğin -tabii ki organizmaya zayıflamanın dayatılabilir olduğu fikrinden kaynaklanan- bazı besinlerin şişmanlattığına inandınız mı, başlıyorsunuz hangilerinin şişmanlatıp, hangilerinin zayıflattığını araştırmaya. Ya da belli bir Öğün sayısının zayıflamayı kolaylaştıracağı düşüncesi, farklı sayılardaki öğün sayılarının amaca ulaşmayı sağlayabileceği inancını doğuruyor. Böylece 3 diyen de, 4, 5, 6… diyenler de -hiç eksik olmayan “bilimsel araştırmaları” doğrultusunda- insanları inandırabiliyor.

Hatta birçoklarına “uçuk” görünse bile, günlük tüm besin alımının “sabah 05 ila 09 arasında yapılmasını, günün geri kalan kısmında ağza suyun dışında hiçbir şey konulmamasını” öneren de, bu yolda yürüyüp zayıflamaya çalışan adaylar-” müşteriler” bulabiliyor. Daha ikinci adımda saptadığımız ve ortak nokta olarak adlandırdığımız “organizmanın enerji stoklarının zorlamayla azaltılabileceği inancı” şişmanlatan-şişmanlatmayan besinler olduğu gibi, öğün sayısının-yemeklerin yenme zamanı aralıklarının önemli olduğu gibi, diyetle zayıflamanın sağlıklı bir yolu olması gerektiği gibi inanışlar yavruluyor. Sonra da bu yavru inanışlarda kendi yavrularını üretiyor.