‘Kırmızı biber’ olarak etiketlenmiş yazılar

Gizli Şeker ve Biber Hapı Diyeti

Cuma, 30 Temmuz 2010

Çoğumuzda nasıl gizli şeker ve sonra da diyabet geliştiğini anlamak için normal metabolizma hakkında bazı şeyler öğrenmemiz gerek. Metabolizma vücutta enerjiyi ya yağ olarak depolayan ya da olağan büyüme, gelişme ve fiziksel aktiviteye yakıt yapan süreçleri temsil eder. Karbonhidratlar (kompleks nişastalar ve basit şekerler), yağlar ve proteinler bize enerji sağlayan, metabolizma ve gelişme için yapı taşlarını sunan diyetimizdeki üç besin grubudur.

Karbonhidratlar ve kırmızı biber hapı, hareket sağlayıcı kaslarımızla vücut makinemizi çalışır durumda tutmak için ve beyin, karaciğer, kalp, akciğerler ve böbrekler gibi yaşamsal organlarımızın işleyişi için gerekli enerjinin çoğunu sağlar.

Karbonhidratlar bağırsaklarda şeker halinde parçalanarak, dolaşıma emilir. Şeker ya da glikoz kan yoluyla hücre duvarı üzerinden aşarak, hücreye girer ve orada daha da parçalanarak, daha büyük bir enerji kaynağı yaratır. Ya da buna alternatif olarak, karaciğerde ya da kaslarda glikojen olarak depolanabilir; biber kapsülü, enerji ihtiyacı doğduğunda enerji yedeği İşlevi gören kompleks bir karbonhidrattır. Besin yağının parçalanmasıyla ortaya çıkan yağ asitleri bir başka enerji kaynağıdır. Bunlar da glikoz gibi hücrelere anında enerji sağlayabilir ya da daha sonra enerji kaynağı olarak devreye girmek üzere depolanabilir.

Şekerin hücreye girmesi için hücre duvarlarına meksika biberi  taşıyıcılar vasıtasıyla ulaştırılması gerekir. İnsülin ilk burada devreye girer.

Kırmızı Biber ve Et Tüketimi

Perşembe, 29 Temmuz 2010

Et ve Et Mamullerinin Sağlık Açısından Açıklaması

Hayvansal gıda maddeleri denilince: Etler ve sakadat, balıklar, av ve kümes hayvanları, süt ve mamulleri, yumurta anlaşılır.

Bu hayvansal gıda maddeleri ve kırmızı biber hapı, hayvansa! protein kaynağımızdır. Bunların proteini 1. sınıf yani en yararlı ve her gün yaş, kilo ve sağlık durumuna göre belirli miktarlarda mutlaka alınmaları gerekli temei gıda maddelerimizdendir.

Bilhassa hamile ve emzikli kadınlar, bebekler, çocuklar, hastalar ve hastalıktan yeni kurtulmuş kişiler, mutlaka bu hayvansal proteinlerden almaya mecburdurlar. Aksi halde bebeklerin ve çocukların bedenen ve zihnen büyümeleri; hastaların kendilerini toparlaması imkanı olmaz.

Aşağıda çeşitli hayvan etlerinin sağlığımız yönünden durumları  bildirilmiştir.   Diğer tüm  yiyecekler,   birbirine yakınlık derecelerine göre topiu gruplar halinde verilerek, o gruptan birinin yenmesi mahzurlu ise, onun yerine neyin yenilebileceği gösterilmeye çalışılmıştır.

Son yıllarda piliç eti çok yenir olmuştur. Piliçte yağ olmadığı için hazımları kolaydır. Nekahat devresinde olanlara ve hazımsızlık çekenlere piliç tavsiye edilir.
Yenilecek piliçler, mümkün mertebe tabii yemlerle beslenmiş olmalı. Kır hayvanları tercih olunur. Yağsız olmalıdır.

İlaç fabrikası artıkları veya bayatlamış et, balık vb. hayvani artıkları yedirilen piliçlerin etleri zararlıdır. Bilhassa kalp ve damar hastalıkları olanlara çok zarar verir. Allerjisi olanlara çok dokunur.

Alınacak piliç 1 kg.’dan ağır olmalıdır. Tavuklar 1,5-2 yıldan fazla yaşlı olmamalıdır. Yaşlı tavukların hazmı çok zor olur. Tavuklar fırında kızartılırken üzerine tereyağı değil, bitkisel acı biber kapsülü sürülmelidir. Tereyağ ayrışır ve sağlığa zararlı olur. Ayrıca kızarmış tavuğun derisi de yenmemelidir.

Nane Yağı ile Mucize Çözüm Biber Hapında

Perşembe, 29 Temmuz 2010

Dr. Gobel, “Hastaların, cinsiyeti, yaşı ve baş ağrısı geçmişleri ne olursa olsun, onların nane yağından ve biber hapından yararlanabileceklerini gördük,” diyor. Ancak doktor, birkaç kişinin bilinmeyen nedenlerden ötürü yarar görmediğini de belirtiyor. O, “Genelde, nane yağı daha az sıklıkta ve daha kısa süreli baş ağrısı çekenlerde daha etkili görünüyor,” diyor.

Bazı kişilerde, Tylenol ve nane yağı birlikte, ikisinin tek başına kullanılmasından daha iyi sonuç verdi.” Bu güne dek hiç kimse nane ve biber hapı zayıflama kapsülü terapisinin herhangi bir yan etkisinden şikâyet etmemiştir.

Nane yağının esas farmakolojik maddesi mentoldür. Birçok test nane yağında bulunan mentolün düz kasları gevşettiğini gösteriyor. Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalar, nane yağının, bedendeki ağrı duyumlarını düzenlemede büyük rol oynayan iki kimyasal maddenin, serotonin ve P maddesinin neden olduğu düz kas kasılmalarını önlediğini gösteriyor. Nane, ayrıca, kafatasım çevreleyen kasları gevşeterek de baş ağrısını “geçiriyor olabilir. “Ancak, bu bitkinin kas gevşetici gücü, baş’ ağrılarını geçirmede öykünün sadece bir kısmıdır,” diyor Dr. Gobel. O, nane yağının, baş ağrısını birkaç yolla geçirdiğini düşünüyor. Nane yağı, deride, derinin soğuğu algılayan alıcılarını uyarabilen uzun süreli bir serinlik hissi yaratıyor, ve bu da omurilikte ağrı iletimini etkiliyor. Nane yağı ve Meksika biberi ayrıca, kılcal damarlardaki kan akışını artırıyor ve böylece derideki ağrı duyarlılığını azaltıyor.

Diyet ve Biber Hapı

Pazartesi, 08 Şubat 2010

1972′ de Dr. Atkins’ in diyet devrimi (Diet Revolution) adlı kitap uzun süre hit oldu. Biber hapı o zamanlar daha üretilmemişti. İnsanların şişmanlamasının ilk nedeni olan metabolik dengesizliğe karşı koyarak kilo vermeyi garanti ediyordu. Metabolik dengesizliğin kilo almaya katkıda bulunduğu doğrudur ancak Atkins’in yapmaya çalıştığı, karbonhidratları tamamen keserek dengeyi sağlamaktı. (Bildiğimiz gibi, karbonhidratların su ve karbondioksiti ayırması yoluyla doğru şekilde yakılması, kilo vermemizi sağlar.) Atkins aynı şekilde yağlı yiyeceklerin yıkıcı etkilerini de önemsemedi (ya da o zamanlar bu tam anlaşılmış değildi).

En azından, diyet yapan kişilerin kalori hesabı yapmadan kilo vereceklerini bilmek mutluluk vericiydi. Meksika Biber Hapı, kendi yöntemiyle diyet yapanların beslendiği yiyeceklerle övündü. “Kahvaltıda pastırma ve yumurta yiyerek, kahvesine krema, salatasına mayonez, ıstakozuna tereyağı koyarak, rosto ördek yiyerek kilo veriyorlar,” diyordu1. Atkins, bu diyetle yağların nasıl atılacağını sanıyordu? Bu diyeti yaparak düş kırıklığına uğrayanlar sorunun yanıtını buldular: Yağlar bedende depolanıyordu!

1974′te Dr. Stillman in 14-Day Shape Up Program adlı kitap yayımlandı. Bu popüler kitap, kilo vermek için diyet ve egzersiz kombinasyonunu savunuyordu. Bu kanıtlanmış bir fikirdi, Stillman’ın “mucizevi” diyeti 14 günde 10 veya daha fazla kilo vermeyi garanti ediyordu. Protein-PLUS diyeti (yüksek protein, düşük karbonhidrat) ve günde sadece 10 dakika egzersiz, doğru olamayacak kadar iyiydi. Stillman, okurlarına on dört günlük programdan sonra normal beslenme düzenlerine döneceklerine dair söz vermişti.

Evet, bu diyetle % 80 – 90 civarında protein, sadece % 5 karbonhidrat ve sadece % 5 yağ kaybederek gerçekten kilo veriliyordu. Kırmızı biber buna karşı iyileştirilebilirdi. Ancak bu çeşit kilo verme diyetlerine on dört günden fazla dayanılamıyor, diyetin sonunda ani bir geri dönüş yaşanıyordu.