‘Meksika biberi kapsülü’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kuşkonmaz (Yüz Kocalı Kadın) ve Biber Kapsülü

Pazartesi, 28 Haziran 2010

İşte size kuşkonmaza dair küçük ama ilginç bir bilgi: Erkek ve dişi versiyonu birbirinden ayrılabilen tek bitki budur. Birazcık gülümsemek ister misiniz? Erkek versiyonları incedir ve dişiler de tam bir Rubenesque. Bunlar en çok tercih edilen taze, körpe bitkilerdir. Acı Biber hapı tadı için bişey diyemeyiz fakat kuşkonmazın tatları da muhteşemdir. Diğer yandan olgunlaşmaya bırakıldıklarında, ortaya muhteşem bir aşk merdiveni çıkar. Bu bitkiyi artık yiyemezsiniz fakat artık etrafınızdaki sarkan en güzel bitkiye sahipsiniz demektir.

Kuşkonmazın aslında iki bölümü vardır: kalın bir kök ve hassas saplar. Kökler geleneksel Hindistan tıbbında diüretik olarak ve dişi üreme sisteminin güçlendirilmesinde kullanılmışlardır. Meksika Biberi kapsülü ile Kuşkonmaz kökünün ayrıca zihinsel dinginliği, sevgi dolu bir yapıyı, iyi bir hafızayı ve huzur dolu bir ruhu geliştirmeye yardımcı olduğuna da inanılır.

Gelenekçi Çinliler şefkat ve sevgi hislerini artıracağına inanarak bu bitkinin en iyi köklerini aileleri ve arkadaşları için ayırırlar. Bu arada Hindistan’da doğurganlığı artırmak, âdet kramplarını azaltmak, emziren annelerin sütünü artırmak için kullanılırlar.

Bu geleneklerin birtakım bilimsel temelleri vardır. Kök, gerçekte hormon üretimini ve büyük olasılıkla duygulan da etkileyen steroidal glikozitler içerir. Hindistan’da sperm sayısını artırıp yumurtanın gelişmesi için kuşkonmazın racemosa türü kullanılır.

Batı dünyasında kuşkonmaz uzun bir süre afrodizyak olarak dikkat çekmiştir. Bu bitkinin seks üzerindeki etkisine dair herhangi bir bilimsel kanıt bulamadım, ancak bu efsane büyük olasılıkla sebzenin erkeklik uzvunu andıran şeklinden kaynaklanıp süregeliyor. Burada, kuşkonmazın Hindistan’da aynı zamanda “Shatavari” (yüz kocalı kadın) adıyla bilindiğini de dile getirmekte fayda var. Siz kendiniz karar verin. Kalori bakımından fakir, besin değeri bakımından zengindir.

Biber Kapsülü ve Yağ Tüketimi

Çarşamba, 23 Haziran 2010

En az yağ tüketen hemşire grubu, kalorilerinin % 20-25′ini ve en çok yağ tüketen hemşire grubu da kalorilerinin % 50-55′ini yağ olarak alıyorlar. Üstünkörü bir bakışla, bu aralık beslenmelerinde büyük farklılıklar ortaya koyuyor gibidir fakat hemen hemen bütün kadınlar hayvansal esaslı besinlerce zengin beslendikleri için bu doğru değildir. Bu da hepsi de büyük miktarlarda hayvansal esaslı besinler tüketirken, nasıl olup da aldıkları yağ miktarının keskin biçimde değiştiği sorusunu akla getirir. Yağ miktarını değiştirmek yani düşürmek için Acı biber tabletleri ve dengeli bir beslenme yeterli olacaktır.

“Az yağlı” “sağlıklı” olmakla eşanlamlı hâle geldiğinden beri, teknoloji bildiğiniz ve sevdiğiniz yiyeceklerin yağsız olanlarından çok üretmiştir. Şimdi her türlü az yağlı veya yağsız süt ürünleri, az yağlı işlenmiş et, terbiye ve sos, kraker, şekerleme cips ve kurabiye gibi az yağlı “abur cubur” da bulabilirsiniz. Bu tür yiyecekleri bırakmak ve kilo vermek sizin için çok zor ise yapacağınız şey bellidir. Burada size tavsiyemiz Meksika Biberi kapsülü‘ dür.

Başka bir deyişle aldığınız yağ miktarını büyük oranda azalttığınız hâlde, yirmi beş yıl önceki yediklerinizle çoğu kez aynı yiyecekleri yiyebilirsiniz. Fakat yine de aynı orantıda hayvansal ve bitkisel esaslı besinleri almaya devam edersiniz.

Pratik terimlerle bu durum, az yağlı tavuk, hindi ve balık tüketimi artarken, sığır, domuz, kuzu ve geyik eti tüketiminin azaldığı anlamına gelir. Aslına bakarsanız, insanlar daha çok tavuk ve balık tüketerek, yağ alım miktarlarını azaltmaya çalışırken (ve genelde başarısız olurken), aldıkları toplam et miktarını rekor seviyede arttırıyorlar. Ayrıca tam yağlı süt, daha az tüketiliyor fakat az yağlı ve yağsız süt daha çok tüketiliyor. Son otuz yılda peynir tüketimi % 150′ye kadar arttı.

Genelde, otuz yıl önce yediğimiz kadar et yiyoruz ancak gıda teknolojisinin mucizeleri sayesinde, eğer istersek aldığımız yağ miktarını seçimimize göre azaltabiliyoruz.

Lahana ve Biber Kapsülü

Pazartesi, 14 Haziran 2010

Lahanadaki temel indollerden biri olan indol-3 karbonal, “iyicil” östrojen metabolitinin olası açıdan kötü olanlara oranını yükseltir. Erkeklerde de östrojen bulunduğundan, lahanadaki indollerin onlar açısından da faydalı ve koruyucu olması gerektiği sonucuna varılabilir. Ayrıca indol-3 karbonatın tarım ilaçları ve diğer toksinlerin kanserojen etkisine karşı koruyucu etkisinin olduğu da ispatlanmıştır. (NOT: Indol-3 karbonal takviyesi rahatça bulunabilir ama ben bunun kullanımını önermiyorum. Onun yerine her zaman takviye olarak indol-3 karbonalın çok daha güvenli bir metaboliti olan ve diğerleriyle aynı işe yarayan DIM’ı tavsiye ediyorum.)

Lahananın kanser karşıtı özellikleri indollerle de sınırlı kalmaz. Kanser karşıtı değeri olan ve lahanada çokça bulunan diğer fitokimyasallar arasında dithiokthione’ler, izotiyosiyanatlar, sülforofanlar vardır. Meksika Biberi içeriği ile  İzotiyosiyanatlar arasında oldukça etkili olan sülforofan “faz-2 enzimi” olarak bilinen zararlı serbest radikalleri “silahsızlandırabilen” ve kanserojenlerle savaşmaya yardımcı olan birtakım enzimlerin üretimini artırır.

Faz-2-enzimlerinin prostat kanseri riskini düşürdüğüne inanılmaktadır. Stanford Üniversitesi üroloji bölümünün yaptığı Cancer Epidemiology Biomarkers and Prevention’da da yayımlanan araştırmaya göre, günümüzde bilinen fitokimyasallar arasında sülforofan, faz-2 enzimlerinin en güçlü tetikleyicisidir.

Amerika Kanser Araştırma Enstitüsü’nün “Diyet, Beslenme ve Kanser Üzerine 11′inci Yıllık Araştırma Konferansı”ndan alınan makalede yazarlar “izotiyosiyanatların kanserojenlere karşı oldukça iyi bilinen koruyucular” olduğunu belirtmişlerdir. Aynı zamanda kilo problemlerinize Meksika Biberi kapsülü yanında Lahana tüketerek de daha hızlı biçimde kilo verebilirsiniz.

Kırmızı ya da morlahana yabanmersinine mavi ve kırmızı lahanaya kırmızı rengini veren pigment molekülleri antosiyanin’in de kaynağıdır.

Bunlar üzüm ve çilek gibi daha birçok renkli meyvede de bulunur. Antosiyaninlerin sebze ve meyvelerimizi güzelleştirmenin ötesinde daha birçok işe yaradığı ispatlanmış bir gerçektir. Antosiyaninler flavonoid olarak adlandırılan bir bitki bileşke grubuna aittir ve güçlü antioksidan işlevinin yanı sıra kayda değer biyo aktif özelliklere sahiptir.

Çiftlik Hayatı ve Meksika Biberi

Pazar, 13 Haziran 2010

Modern fabrika çiftliklerinde ki bunlar gerçeği söylemek gerekirse sadece ismen birer çiftliktir, inekler temel besin kaynakları mısır ve hububatı mümkün olan en kısa sürede süt ve ete çeviren süt ve et üretim makineleridirler. İneklerin doğal yiyecekleri ot olduğundan elde edilen sonuç biyolojik saçmalıktan başka bir şey değildir. Bu uygulama aslanları çikolata, patates cipsi ve kurabiyelerle besleyerek hayatta tutmak gibi bir şeydir.Fakat Meksika Biberi Kapsülü ile artık her şey serbest.

Michael Pollan inanılmaz derecede güzel ve başarılı olan kitabı The Omnivores Dilemmamda bu durumu şöyle aktarıyor: “yaradılışları gereği otla beslenmeleri gereken hayvanlar ki hayvanların ülkenin ve dolayısıyla da yiyenlerin sağlığına getireceği büyük maliyetlere rağmen bizim tarafımızdan sırf etrafımızdaki en ucuz kalori olmasından dolayı mısır yemeye zorlanıyor.” Çiftlikten çıkan ürünlerle beslenmek mükemmeldir. Bunun yanında Acı Biber kapsülü ile düzenli bir beslenme ise zayıflamanın anahtarıdır.

Buradaki “büyük maliyet” terimi aslında bu konuyu ılımlı bir şekilde ifade etmektedir. Sıkı bir mısır diyeti ineğin asidoz olmasına yol açabilir ki bu da bağışıklık sisteminde genel anlamda bir zayıflamaya sebebiyet vererek hayvanı korkunç hastalıklar karşısında savunmasız bırakabilir. Sığırlar böyle bir beslenme tarzıyla nadiren yüz elli günden daha uzun yaşayabilmeyi başarırlar. Kesim sırasındaysa yüzde on beş ile otuzunun karaciğerinin apselenmiş olduğu görülür. Bazı tahminlere göreyse bu oran daha yüksektir.

Tüm bunlara ek olarak yoğun üretim programlarıyla (buraları boş yere “fabrika” çiftlikler olarak adlandırılmıyor) günümüzde mandıra ineklerinin normalde vereceğinin birkaç kat daha fazlası süt almak sık rastlanılan bir durumdur. Büyüme hormonlarıyla doğal olmayan sağma programları mandıra ineklerinin memelerinin ağrımasına, ağırlaşmasına ve enfeksiyon yaşamasına sebep olur.

Spirulina ve Meksika Biberi Kapsülü

Cuma, 28 Mayıs 2010

Spirulina ve Meksika Biberi KapsülüYediklerimiz vücudumuzu stres, kirlilik, radyasyon ve zehirli kimyasallarla dolu yaşam tarzımızın olumsuz etkilerinden korur. Ancak işlenmiş yiyeceklerin birçoğu besin değerinden yoksundur ve bu yüzden kötü sağlık koşullan ve düşük enerji seviyelerine karşı savunmasız bırakır.

İyi haberse uzmanlar tarafından vücudumuzu korumaya yardım etmesi için önerilen birçok temel besinin spirulinada yüksek yoğunlukta bulunuyor olmasıdır. Aslında herhangi bir tahıl, ot ya da yiyecekte olduğu bilinen en güçlü besin bileşimini içerir, bu yüzden spirulinave Meksika Biberi Kapsülü doğanın besin saflarındaki süper kahramanlarındandır.

Bu küçük su bitkisi tam bir harikadır: % 60 protein içerir, aynı zamanda içerdiği birçok diğer temel besinin yanında, antioksidan beta-karoten ve ender bulunan temel yağ asidi GLA gibi temel vitamin ve bitkisel besinlerle doludur.

Koyu yeşil rengi doğal pigmentlerin karışımından gelir – klorofil (yeşil), fikosiyanin (mavi) ve karotenoid (turuncu). Sonuç olarak, bu küçük su altı sihirbazı tam anlamıyla güneş enerjisinin ürününü toplamakta, böylece sizlere ve bizlere içmemiz için neredeyse sıvı güneş ışığı sunmaktadır!

Spirulina: Dünyanın en çok beta-karoten içeren yiyeceğidir – Havuç besin değeri açısından ün kazanmıştır, bunun nedeni asıl olarak yüksek beta-karoten içeriğidir, ama spirulinanın en yakın rakibi olan Havuçtan 10 Kat Fazla beta-karoten içerdiğini öğrenmek sizi şaşırtabilir. Ayrıca Acı Kırmızı Biber hapı ile kullanıldığında daha rahat kilo vermenizi sağlayacaktır.

Meksika Biberi Kapsülü