‘Meksika biberi’ olarak etiketlenmiş yazılar

Meksika Biberi Hayatınıza Renk Katıyor

Perşembe, 05 Ağustos 2010

Meksika biberi şimdi de çoklu ambalajları ele alalım… Evde herhangi bir şeyden 48 paket bulunması tüketimi iki şekilde etkiler. Birincisi, “dikkati çekme ilkesi” dediğimiz olaydır bu 48 paket doğal olarak ayakaltında dolaşır. Onları her yerde görür gibi olursunuz, dolabı açtığınızda düşerler, tezgâhta yığılırlar ve diğer yiyecekleri saklarlar. Dikkat çekmelerinin sonucu olarak, onları normalden daha sık tüketirsiniz, özellikle de yemesi kolaysa… Canınız ne zaman bir şeyler atıştırmak istese… onlar oradadırlar.

Biber hapı diyetinde bu yiyecekleri bu kadar hızlı yememizin diğer sebebi bizi “kurallar” ilkesine geri getiriyor. Dolabınızda genellikle iki ya da üç kutu kahvaltılık gevrek bulundurduğunuzu varsayalım. Eğer dolabınızda sadece bir kutu kalmışsa, bu daha fazlasını satın almanız gerektiğinin işaretidir. Fakat bir gün kendinizi on iki kutuyla karşı karşıya bulursanız, dolabınızda “olması gereken” sayıda gevrek kalmadığını düşünmmezsiniz.

Biber kapsülü ile hepimizin kahvaltı senaryoları, atıştırma senaryoları, restoran senaryoları, içecek senaryoları, pişirme senaryoları, tabak temizleme senaryoları gibi senaryoları vardır. Ayrıca ne zaman yemeyi bırakacağımızı söyleyen senaryolarımız da vardır. Aslına bakarsanız, birkaç insana yemeyi neden bıraktıklarını soracak olursanız, aralarından sadece bazıları “Doyduğum için” diyecektir. Diğerleri, zamanları yetmediği için veya beraber yemek yedikleri arkadaşlarıyemeyi bıraktıkları için bıraktıklarını söyleyeceklerdir. Bazıları ise yemek kalmadığı için, izledikleri televizyon programı bittiği için veya okudukları her neyse o bittiği için bıraktıklarını öne sürecektir. Bu, bel çapı için tehlikeli olabilir. Yemek kalmayana kadar ya da okuduğumuz şeyi bitirene kadar yiyorsak eğer, aile boyu Frosted Cheerios ve pazar gazetesi bizim için en iyi kombinasyon olmayacaktır.

Kilo Gözlemleri ve Meksika Biberi Etkisi

Çarşamba, 04 Ağustos 2010

Biber hapı kullanan bir çoğu Kilo Gözcüleri‘ne katılarak, düzenli tartılmalarına ve odaklanmalarını sürdürmelerine yardımcı olan bir imkân buldular. Daha önce de dediğimiz gibi, kilolarınızı sıkı takip etmek uzun vadede başarı şansınızı artırır. Verdikleri kiloları en iyi koruyanlar düzenli her gün ile haftada en az bir kere arası tartılmayı adet edinenler oluyor. Eğer kilolar sinsice artma eğilimi gösterirse, hemen aktivite, yiyecek porsiyonları ve kalori ile yağ alımına ilişkin günlük kayıtlarını daha titiz bir şekilde takip altına alarak, hedefledikleri kiloya geri dönünceye kadar, kendini izleme çabalarını yoğunlaştırıyorlar.

Kılavuzluk, hesap verme ve destek amaçlı bir zayıflama programına katılmaya karar verirseniz, şu noktaları göz önünde bulundurmanızda yarar var:

Biber kapsülü ile kilo vermeyi başarmak için gerekli zaman, özen ve gayreti harcamaya hazır olup olmadığınıza karar verin. Kendinize “Yaşam tarzımı değiştirmeye öncelik vermeye hazır mıyım?” diye sorun.

Kısa ve uzun vadeli kilo verme hedeflerinizi ortaya koyun ve programın bu hedeflere ulaşmanıza yararı olup olmayacağını belirleyin. Kendinize, “İlk ay kaç kilo vermek istiyorum, programın sonuna kadar kaç kilo vermek istiyorum?” diye sorun.

Biber kapsülü zayıflama diyeti ile ilgili personelin eğitim ve deneyim düzeyini sorun; yalnızca kişilerle ilgili hikâyeler değil, programın sonuçlarının başarısı hakkında olgusal bilgiler de isteyin. Deneyimli kayıdı diyetisyenler, egzersiz uzmanları ve/veya psikologlar tarafından yürütülen programlara yönelin. Programın sağlıklı beslenme, aktiviteyi artırma, özsaygıyı yükseltme ve uzun dönemde kilo verme gibi unsurlar üzerinde odaklanıp odaklanmadığını sorun. Yalnız menüler ve yiyecek maddeleri veren programlardan çok, bilgilendirme, rehberlik ve beceri eğitimi gibi yollardan beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeyi öğreten programları bulmaya çalışın.

Bilişsel Çevreniz ve Meksika Biberi Kullanmak

Salı, 03 Ağustos 2010

Biber kapsülü kullanırken duygularınızı bir günlüğe dökün. Onları yiyecekle boğmak yerine, yazıp gönderin. Aileden güvendiğiniz biriyle ya da bir dostunuzla konuşun. Bu duygularınızı ve onların yemeye zorlayıcı etkisini bir terapist ya da danışmanla görüşün. Kendinizi öfkeli, yalnız, sıkıntılı ya da depresif hissettiğinizde yemek dışında yapılacak alternatif şeylerin bir listesini çıkarın. Örneğin, tamamlamayı umduğunuz evle ilgili projeleriniz veya zorunlu işleriniz olabilir. Bir daha canınız sıkıldığında, mutlaka “yapılacak işler” listenizi elinize alın. Kendinizi öfkeli ya da alt üst olmuş hissettiğiniz bir dahaki sefer  meksika biberi kullanırken duygularınızı kâğıda dökün, yürüyüşe çıkmak, müzik dinlemek ya da film izlemek gibi dikkatinizi dağıtacak bir şeyler yapın. Yeme davranışını fiziksel aktiviteye çevirmek ikili bir kazanım olacaktır. Bir ödülü hak ettiğinize inandığınız zaman yiyecek dışında kendinize verebileceğiniz şeylerin listesini yapın. Sıcak bir banyo, yeni bir dergi ya da çiçek, uzaklardaki bir dostu aramak ya da bir kitap almak bunlar arasında sayılabilir.

Herkesin aşırı yemesi yiyeceklerin kolayca bulunmasından ya da ruh hallerinden kaynaklanmaz. Bazı insanlar da kendi kendisiyle yaptığı konuşmaların etkisiyle yer. Kendi kendine konuşma aslında bizim kafamızın içinden geçen bir anlatıdır, yani bilişsel çevremizdir. Genelde bu kendi kendine konuşmayı kontrol etmediğimizi düşünürüz, oysa eğer onun bilincindeysek, edebiliriz. Şu kendi kendine konuşma biçimleri ve kırmızı biber hapı tanıdık geliyor mu?

Nikotin Asidi Tedavisi ve Meksika Biberi

Pazartesi, 02 Ağustos 2010

Kırmızı biber kapsülü kolesterolünüzü düşürmek için önem taşıyan diyet değişiklikleri nelerdir? Şaşırtıcı gelecek ama, doymuş yağ ve trans yağ alımını azaltan bir biber kapsülü diyeti  LDL kolesterolü düzeyinizi düşürmekten çok beslenme yoluyla bizzat kolesterol alımınızı azaltır. Bunun nedeni, kanınızdaki kolesterolün büyük kısmının, yediklerinizden aldığınız kolesterolden oluşmayıp, vücudunuz tarafından yapılmasıdır: beslenme yoluyla yüksek oranda doymuş ya da trans yağ alırsanız, bu karaciğerinizin daha fazla kolesterol yapmasına yol açar. Doymuş yağ alımındaki değişme diyetinizdeki toplam yağ oranını yüzde 35-40′tan yüzde 30′a indirmek, ya da doymuş yağ oranını toplam kalorinin yüzde 7′sine indirmek kolesterol düzeyinizi yüzde 5 ila 10 kadar düşürecektir. Doymuş ve trans yağların yerine tekli ve çoklu doymamış yağları tercih etmek de yarar sağlar. Son olarak, beslenme sırasında kolesterol alımım azaltmanız da yararlı olacaktır: kolesterol alımı, tipik Amerikan beslenme düzeyinde görülen günde 300-600 miligramdan 300 miligramın altına düşürülürse, ek bir yarar elde edilir.

HDL kolesterol düzeyini yaşam tarzında yapılan değişikliklerle de, ilaçla da etkilemek oldukça zordur. HDL’yİ bir miktar yükselten bazı ilaçlar bulunmakla birlikte, birçok doktorun ve hastanın gözünü korkutan yan etkileri mevcuttur: en etkili ilaç nikotinik asittir (meksika biberi). Ayrıca, HDL’yi düşürmek için çoğunlukla ihtiyaç duyulan yüksek dozda nikotin asidi tedavisi özellikle diyabetli hastalarda kan şekeri düzeyini kötüleştirmektedir. Şu anda deneme aşamasında olan bazı etkili HDL yükseltici ilaçlar bulunmaktadır, ama bunların genel kullanıma ne zaman çıkacağı,. ya da çıkıp çıkmayacağı konusunda bir şey söylemek için henüz erkendir.

Finlandiya’daki Kırmızı Biber Araştırması

Cumartesi, 31 Temmuz 2010

Yaşam Tarzındaki Değişiklikler Çin ve Finlandiya’da da İşe Yarıyor Bilimciler bir araştırmadan evrensel sonuçlar çıkarmadan önce, benzer araştırmaların aynı sonuçlara ulaşıp ulaşmadığına bakarlar. Son yıllarda yayımlanan iki başka araştırma da Biber kapsülü ile aynı sonuçlara ulaşmıştır.

Çin’de Tip 2 diyabetin yaygınlığı Amerika’ya kıyasla oldukça düşüktür. Bununla birlikte, Çin toplumu  “Batılılaşmakta’dır ve ABD’de 20. yüzyılda yaşanan yaşam tarzı değişimine benzer de ğişiklikler Çin nüfusunda da gözlenmektedir. Son on yıllarda tarımda fiziksel çalışmadan uzaklaşan Çinli sayısının tüm Amerikan nüfusunu aşacak büyüklükte olduğu tahmin edilmektedir. Anlaşılacağı gibi, diyabetin görülme sıklığı Çin’de yirmi yıldan az bir sürede nerdeyse dört katına yükselmiş, toplam nüfusun yüzde 1,2′sinden 4,5′ine çıkmıştır. Bir milyarı aşkın insanın yaşadığı Çin’de bu oran muazzam sayıda diyabet hastası anlamına gelmektedir.

Diyabet probleminin bu kadar büyümesi karşısında Çin’de bîr rasgele kontrollü klinik denemeye başvuruldu. Çin’de uygulanan DaQing araştırmasının kırmızı biber hapından  farkı, diyet ve egzersiz stratejilerini birlikte incelediği gibi, ayn ayrı da incelemeye alması oldu. Diyet değişikliği ile egzersizin etkilerini ayrı ayn ele alan DaQing araştırmasının sonucunda hem diyet hem de egzersizde yapılan değişikliklerin diyabetin gelişimini azaltıcı etki yaptığı saptandı.

Amerika Birleşik Devletleri gibi Batılı ve gelişmiş bir ulusta yürütülen bu araştırma kombine bir beslenme ve egzersiz programı uygulamıştı (Meksika biberi gibi).

Zayıflama hedefi, programın başlangıcındaki kiloyu yüksek lifli ve az yağlı bir diyetle en az yüzde beş azaltmaktı. Aktivite hedefi ise günde otuz dakika kadar ılımlı yoğunlukta bir faaliyetti.