‘omega 3’ olarak etiketlenmiş yazılar

Olumsuz Şartlarda Zayıflama

Cuma, 09 Aralık 2011

Olumsuz şartlarda zayıflamaBir hayvan hareketsiz bir şekilde sadece çabuk gelişsin veya fazla süt versin diye besleniyorsa ve gerçekten de hızlı kilo alıyorsa ne oluyor? Hayvanın içi direk yağlarla kaplanıyor. Bu yağlar kilo almanıza sebep olacağı için biber hapı kullanımı gerekmektedir. Bu yağlarda bildiğiniz trans yağlar. Bu yağlar kırmızı biber hapı diyetlerinde tüketilmemelidir. Peki bir anne çocuğunu emziriyorsa yediği besinler, aldığı vitaminler, minareller sütünden çocuğuna geçiyor mu? Ya da anne hasta ise yaşadığı hastalıklar çocuğuna geçiyor mu? Bununda cevabı belli evet geçiyor.

Bir anneden bebeğine sütü ile bu kadar şey geçiyorda sizce o kadar olumsuz şartlarda beslenen ve içinde trans yağlar oluşan hayvanın etinden yapılan, sütünden elde edilen ürünlerden bize bu trans yağlar geçmiyor mu? Ne yazık ki cevap yine belli evet geçiyor. Bu gıdalardan kırmızı biber hapı diyetlerinde uzak durun.

Bizler o kadar dikkat ediyoruz trans yağlı yiyecekler yemeyelim diye gel gelelim içtiğimiz sütten, ayrandan, yediğimiz yoğurttan, peynirden, etten bize trans yağ geçiyor. Sonra kalp krizleri çoğaldı, Adana’ da 3 kardeş adana kebap yedi diye hayatını kaybetti haberleri. Sahiden öyle mi?

Oysa ki bu hayvanlar dediğimiz gibi doğal ortamlarında beslenselerdi her türlü besini alacaklardı. Balıklar denizde ne ile besleniyor? Yosunla. Balıkta omega 3 varsa ve balık yosunla besleniyorsa bahsettiğimiz hayvanlar doğal ortamlarında otlarken yosunda yemiyorlar mı? Ne yazık ki artık yiyemiyorlar. Normal şartlarda doğada beslenen hayvanlar her türlü vitamin, mineral, omega 3 ve güneş ışığından bolca alıyorlardı. Bu hayvanın etinden, sütünden yapılan üründen insana hastahkmı bulaşır? Yoksa, sağlık mı? Cevabı zaten biliyorsunuz.

Yağ Asitleri ve Biber Kapsülü

Pazartesi, 05 Eylül 2011

Ancak yeri gelmişken bu yağların ve bu yağlarca zengin gıda maddelerinin tüketilmesi gereğinin biber hapı ile altını çizmek gerekir. Balık yağları bu yağ asitlerinden olan eicosapentaenoic asit (EPA), docosahexaenoic asit (DHA) ile alfa linoleik asit bakımından en zengin yağ grubunu oluşturur. EPA ve DHA, alfa linoleik asitten üretilir ve bu iki yağ asidinin de gene en fazla bulunduğu yağ balık yağıdır. Omega 3 yağların ergojenik potansiyelleri yanında dinçliği sağlayıcı, yorgunluğu giderici, zindelik verici ve yaşlılığı geciktirici fonksiyonları da kanıtlanmıştır.

Gerek DHA ve gerekse de EPA vücuda alındığında eicosanoid adı verilen maddelere ayrışır. Eicasonoidlerin yıkımlanması ile de arachidonic asit oluşur. Bu asit hücre membranlarının lipoprotein yapısında yer alarak hücrenin şekillenmesinde önemli rol oynar. Yani hücrelerin çoğalarak yeniden yapılanması, bu yapılarının hücre membranı ile korunması, zamana yani yaşa bağlı olarak yıpranan hücre membranının (yaşlanmanın) yeniden onarılarak yapılanması (bir anlamda yaşlanmanın yavaşlatılması) bu arachidonic asit ve bu asitten zengin Omega 3′ lerle sağlanabilmektedir. Bazı acı biber hapı sürümleri de omega 3 ihtiva eder, çünkü içeriğinde keten tohumu ekstresi bulunabilmektedir. Omega 3 Merin ve bu yağlarca zengin balık yağlarının sağlığa olan bu olumlu katkıları günümüzde o derece büyük önem kazanmıştır ki artık balık yağlarındaki Omegalar, Omega 3 ve 6 tabletleri halinde satışa sunulmakta ve yaygın olarak tüketilmektedir.

Omega’ların yıkımlanması sonucunda açığı çıkan yıkımlanma ürünleri yani metabolitleri olan eikosanoidlerin Omega kısmından da hatırlanacağı üzere total serum trigliserid miktarını ve kolesterol miktarını düşürerek kalp ve damar hastalıklarını önleyici etkide bulunması söz konusudur. Çoğu örnekte görüldüğü gibi kilo faktöründe dengesizliğin sebeplerinden biri de dengesiz ve yetersiz beslenme olabilmektedir. Ayrıca gene eikosanoidler kolesterolü düşüren yüksek yoğunluklu lipoprotein miktarını da artırırlar ki bu etkileri de kolesterol tehlikesini ve kolesterol kökenli kalp ve damar hastalıkları riskini azaltmada son derece önemlidir.

Omega 3′lerin kanın pıhtılaşma özelliğini azaltarak emboli oluşum riskini ve emboli kökenli kalp ve damar hastalıklarını önleme potansiyelleri de vardır. Nihayet Omega 3′ ler kanın pıhtiılaşma derecesinde azalma sağlayarak daha hızlı ve rahat kan dolaşımına olanak sağlar. Bu sayede daha sağlam ve geleceği olan bir zayıflama düzenine acı biber hapı ile kavuşmanızı mümkün kılar. Bunu yaparken damar çeperinin esnekliğini de artırırlar. Damar çeperinin Omega etkisi ile artan esnekliği kanın bu damarlarda dolaşımını daha da artırır. Bu zayıflamanın temelini oluşturan etmenlerden biri olduğu iççin bizler biber hapı kullananlar için bu uygulamayı öneriyoruz. Omega kısmından da hatırlanacağı üzere tümör oluşumunu engellemesi ve buna bağlı olarak kanser riskini azaltması Omega 3′lerin bir diğer mucizevi yararlarındandır.

Balık Tüketimi ve Meksika Biberi

Perşembe, 01 Temmuz 2010

Acı Biber hapı ile konserve balık sağlıklı besinlenme yöntemlerinden biridir. Sardalyeler hakkında bu şekilde düşünmeye ilk olarak Florida’da başladım. New York’ta yaşayan beslenme uzmanı ve yazar arkadaşım Dr. Oz Garcia ile birlikte Miami Beach’te eğitmenler için beslenme konusunda bir seminer düzenliyorduk. Yenilebilir, sağlıklı bir şey bulabilmek maksadıyla otelin etrafında dolanıp durduk ancak hiçbir şey bulamadık.

Miamili olan Garcia, arabayı yerel küçük bir dükkânın önünde durdurdu, dükkândan dışarı iki konserve kutusu sardalye ve birkaç plastik çatalla çıktı. Balık lezzetli ve doyurucuydu. O günden sonra konserve sardalye benim yeryüzündeki en sağlıklı ve en uygun ilk on besin listemden hiçbir zaman çıkmadı. Uçakla seyahat edenler bunu not edin! Sardalye sağlıklı omega-3 yağları açısından oldukça zengindir.

Meksika Biber Kapsülü kullanıcıları için sardalye omega-3 yağı açısından oldukça zengindir. Omega-3′ün birçok faydası vardır. Birleşik Devletler’de salgın hastalıklarla ilgili yapılan araştırmalarda her gün alınan 0.5 gr. omega-3 yağının kardiyovasküler rahatsızlıklarla ilgili risk önemli derecede azalttığı rapor edilmiştir. Sıradan bir Amerikalı bu önemsiz miktarın yaklaşık beşte birini almaktadır ki bu Dünya Sağlık Örgütü’nün günümüzde önerdiği beslenme tarzından alınacak miktardan beş kat daha azdır.

Beyniniz için balık

Perşembe, 12 Kasım 2009

Eğer birisi beyninizin yağlanmış olduğunu söylerse, bu övgü için onlara teşekkür edebilirsiniz. Beyinlerimizin yaklaşık yüzde 60′ı yağlardan oluşur, özellikle omega 3 temel yağ asidi türevi DHA (docosahexaenoic asid), aynı zamanda “beynin yağı” olarak da bilinir. Atalarımızın balık diyetinin beş ila altı milyon yıl önce sahip olduğumuz ilksel boyuttaki beyinlerimizin şimdiki geniş, zeki ve senfoniler yazmaya ve nükleer bombalar yapmaya yetkin beyinlerimize dönüşmesinde rol oynadığı bile iddia edilmiştir. (daha fazla…)