‘Proteinler’ olarak etiketlenmiş yazılar

Amino Asit Eksikliği

Cumartesi, 04 Şubat 2012

Amino asit eksikliğiBeslenme yoluyla alınan proteinlerin yeterince sindirilememesine, dolayısıyla amino asit eksikliğine yol açabilir. Temel yağ asitleri, bazı yiyecekler, temel yağ asitleri metabolizmasıyla ilgili enzimleri engeller  Kimi insanlarda dclta6desaturaz denen enzimin etkinliği azdır. Bu enzim beslenme yoluyla alınan linolcik asidin gamma linolenik aside dönüşmesini sağlar.

Ancak bu olayların vücutta sağlık sorunu yatarabileceğini belirtmek isteriz. Bu sebeple biber kapsüllerini kullanmanızı önermekteyiz. Çünkü biber kapsüllerini kullanım sırasında, sindirim sistemi, bağırsak problemleri düzene girerek kilo verme işlevinizi kolaylaşacaktır. Sağlıklı bir şekilde formunuza kavuşacaksınız.

İçinde gammalinolcnik asit bulunan eşekotu yağı (efamol) gibi maddeler bu kimselerdeki besin alerjisi belirtilerini hafifletir. Bazı durumlarda balık yağı da yararlı olabilir. Gene aynı amaçla soğukpresten geçirilmiş ketentohumu yağı da kullanılabilir. Bu yağı buzdolabında tutmayı ve ağzını sıkıca kapatmayı unutmayın.

Sıkı bir vücuda kavuşmak ve asla kilo sorunu yaşamak istemiyorsanız acı biber kapsüllerini kullanmalısınız. Sindirim kolaylaştırıcı enzimler. Besin alerjisinin allında proteinlerin yetersiz sindiriminin yatabileceğim düşünürsek, tedavide sindirimi kolaylaştırıcı enzimlerden yararlanmak akıllıca olıtr.

Deneyimlerimize göre, aşırı duyarlı bağırsak sendromu ya da zihinsel belirtiler gibi semptomlar, zayıf mide asidi salgısı ve pepsinin yerine geçmek üzere pankreas enzimlerinin, glülamik asil hidroklorid (ya da betain hidroklorid)in kullanılmasına iyi yanıt vermektedir. Sigara tiryakileri ve yaşlılar sindirim yetersizliğine daha yatkındırlar.

Vücut için Gerekli Enerji Besin Öğeleri

Cumartesi, 05 Kasım 2011

Vücudun gereksinimi olan enerji besin öğelerinin hücrelerde oksidasyonu ile sağlanır. Besinlerin bileşimindeki karbonhidrat, protein ve yağdan,belirli enzimlerin düzenlendiği ve hormonların denettiği tepkimelerle enerji elde edilir. Besin öğelerinin oksidasyonu belirli yolları izler ve belirli aşamalardan sonra tamamlanır.

Fazla kilo derdiniz varsa ve kısa sürede kurtulmak istiyorsanız kırmızı biber haplarından yardım alabilirsiniz. Fazlalıklarınızı kısa sürede acı biber kapsülleri ile verebilir sağlıklı yaşayabilirsiniz.

Kimyasal tepkimeler daima enerji değişimi ile ilgilidir. Biber hapı ile enerji açığa çıkaran kimyasal tepkimeler enzimlerin aracılığı ile oluşur. Bir tepkimede açığa çıkan enerji diğer bir tepkimenin yürümesi için kullanılabilir. Tepkimelerle açığa çıkan enerji yüksek enerji öğesi olan adenosin trifosfat (ATP) şeklindedir.

Sağlıksız, dengesiz, ve yetersiz beslenme  sonucu ciddi rahatsızlıklar ile karşılaşabilirsiniz. Bunun en büyük nedeni ise sağlıksız yiyecekleri tüketmektir. Bu nedenle daha sağlıklı şekilde beslenmek için öncelikle kilonuzu kontrol altında tutmalısınız. Eğer diyet ile başaramıyorsanız kesinlikle biber haplarını denemelisiniz. Başarılı sonuçlar almanızı sağlayacaktır.

ATP kasların kontraksiyonu için enerji sağladığı gibi diğer birçok yıkım ve yapım tepkimelerinin oluşumu için gerekli enerjiyi de sağlar. ATP’deki pop bağı yüksek enerji saklar. Fosfat bağlarının kopması ile (ATP —» ADP + P) ortalama 7 kilokalori (29.3 kj) açığa çıkar. Besin öğelerinin oksidasyonu ile açığa çıkan enerjinin ancak %4048′i ATP enerjisine dönüşür. ATP ise kasın hareketi ve diğer tepkimelerin yürümesi için kullanılır.

Bunun sonucu yan ürün olarak vücut için gerekli ısı oluşur. Besinlerin bileşimindeki karbonhidrat, yağ ve proteinlerin oksidasyonu organizmanın enerji gereksinimine göre oluşur. Bu oksidasyon su eriyiği içinde nötr ortamda ve orantılı olarak düşük ısı (vücut ısısı) derecesinde oluşur.

Zayıflık, zayıflamada beslenme

Cumartesi, 31 Ekim 2009

Biber Hapı Zayıflama insan vücudunu oluşturan yağ ve kas dokularının erimesi ve azalması sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Yağ ve kas dokuları, besinlerle vücudumuza giren proteinler ile günlük ihtiyacımızdan fazla olarak aldığımız enerji ve kalori veren şeker ve yağlardan oluşur. O halde besinlerle gelen kalori ve proteinler günlük tüketim ihtiyacımızdan az ise, o zaman vücut sırası ile, evvelâ kendi şekerlerini, sonra yağlarını, en sonra da kas proteinlerini enerji tüketiminde harcayarak zayıflamaya, kilo kaybetmeye başlar. İşte zayıflatıcı mekanizmanın ana yolu budur.
Vücudumuzun şeker deposu karaciğerimiz ile kaslarımızdır. Şeker buralarda nişasta şeklinde depolanır. Kanımızda da her an enerjiye dönüşmeye hazır % 0,100 gram oranında şeker vardır. Ortalama 5 kilo kanımız bulunduğuna göre, 5 gram şeker de kanımızda var demektir. Hiç yiyecek yemediğimizi farz edersek, kanımız, karaciğerimiz ve kaslarımızdaki bu şeker bizi ancak 24 saat idare edebilir. 24 saat sonra sıra vücudumuzda derimizin altında, dokularımızın arasında bulunan yağların eriyerek enerjiye dönüşmesine gelir. İşte ilk zayıflama da bu şekilde başlar. Yağ dokusu da bittikten sonra sıra kaslarımızı oluşturan proteinlere gelir. Proteinler de enerjiye dönüştükçe kaslarımız da eriyerek zayıflama çok ileri bir hal alır. Şu halde hiç bir yiyecek yemeyen kişide zayıflama çok çabuk oluşur. Kişi, yetersiz olmakla beraber, az çok bir şeyler yerse, zayıflama da o oranda daha yavaş oluşur.